15726797_10211858558769705_752403697059193771_nALTSO ve ALTAV Yönetim Kurulu Üyesi aynı zamanda AlanyaGökbel güreşlerinin altın kemerli ağası Kasımoğlu Kerim Yılmaz 2016 yılının son ALTSO meclis toplantısında 2016 yılını değerlendiren bir konuşma gerçekleştirdi. Yılmaz “Ülkemiz için Avrupa’da ciddi karalama kampanyaları yapılıyor. Alanya’da Terör var mı, Suriyeli var mı, Suriyeli’den kaynaklı şiddet, gasp tarzı şiddet var mı diye bana soruyorlar” dedi.
ALTSO ve ALTAV yönetim kurulu üyesi Kerim Yılmaz’ın ALTSO Meclis toplantısındaki yaptığı konuşmayı Mahmutlar Post Gazetesi olarak sizlerle paylaşıyoruz. Yılmaz “Sevgili dostlarım kıymetli turizmciler; Bildiğiniz gibi 2016 yılında ülkemize gelen turist sayısında ciddi kayıplar yaşadık.
Bu kayıpları minimum seviyelere çekmek adına ALTAV’daki ekip arkadaşlarımla canla başla çalışıyoruz. Gerek fuarlarda stant açarak gerek potansiyel ülkelerin tanınmış kişilerini Alanya’ya getirerek tanıtım ve turizm adına yoğun çabalar sarf ediyoruz.
Fakat sınırlarımızda yaşanan terör olayları ülkemize gelmek isteyen pek çok turistin rezervasyon iptal etmesine sebep olmakta. Bizzat benim yıllardır tanıdığım özellik Rusya ve Litvanya gibi ülkelerdeki dostlarım sıklıkla mesaj atıp Türkiye ve Alanya ile ilgili sorular soruyorlar. Ben bu insanlara gerekli bilgiyi sağlıyorum gönül rahatlığıyla Alanya’ya tatile geliyorlar. Ama bunlar gibi tanıdığı ve bilgi alabileceği kimsesi olmayan insanlar ülkemizi riskli bir destinasyon olarak görüyor. Özellikle Avrupa medyasının karalama kampanyaları yüzünden ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bana bile ‘Alanya’da Terör tehlikesi var mı, Suriye’li var mı, Suriye’lilerden kaynaklı şiddet ve gasp tarzı riskler var mı diye soruyorlar. Cennet vatanımızın her karışı gibi Alanya’mızda herhangi bir Avrupa Başkenti kadar güvenlidir. Lakin aramıza sızan vatan hainleri ve terör örgütü sempatizanları hainlikle sınır tanımamaktadır. Son yaşanan büyükelçi suikastinde gördüğümüz gibi hainlerin ne zaman nerde hangi eyleme maşa olacağını bilemiyoruz. Bu yüzden yanımızda çalışan personelin arkadaş çevresine hatta sosyal medyadaki etkileşimlerine karşı dikkatli olmalıyız. Özellikle turizmci meslektaşlarımdan ricam personelden önce yönetici kadrolarını bu konunun hassasiyeti konusunda uyarmalarıdır.
Bizler Türk milleti olarak tarih boyunca mazluma kucak açmış, asla ırkçılık mezhepçilik gibi ayrımların içinde olmadık. Ülkesini en çok seven, işini en iyi yapandır. Öncelikle biz işadamları olarak işimizi iyi yapıp, ülke ekonomisine katkı sağlayıp hepimizin bu gemide birlikte olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.
Sektörde kalifiye hizmet kalifiye elemanla olur, bu bağlamda nitelikli personel çalıştırıp, turizme uygun vasfı olmayan özellikle Suriye’den gelenleri ‘ucuz maliyetli’ diye düşünüp turizme daha fazla zarar vermemeliyiz” dedi.