AKDENİZİN PARLAYAN YILDIZI MOK KOKUYOR

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » AKDENİZİN PARLAYAN YILDIZI MOK KOKUYOR
Paylaş
Tarih : 26 Ağustos 2014 - 15:50
Sudi ÇANDIR

sudiBir tarafında uçsuz bucaksız Toros dağları, diğer tarafında masallara konu olan ve birçok medeniyetin hayallerini süsleyen Akdeniz.

Mahmutlar, bu eşsiz kıyı şeridinde yavaş yavaş parlayan bir meş’ale gibiydi. Akdeniz’in parlayan yıldızı benzetmesi çokta yakışmıştı. Yerli yabancı tüm dünyalıların “yenidünya” özleminin son durağıydı.

Kendi kendine yeten, bakımlı, temiz ve samimi bir kentti. Her sorunun bir muhatabı bulunur ve zaman içinde mutlaka çözülürdü. Bazen seçtiklerimize kızıp eleştirdiğimiz de oldu. Elbette eleştireceğiz yerel demokrasilerde bireylerin en doğal hakkıdır bu. Kimi başkanları çok başarılı, kimilerini de başarısız bulduk.

Bu da normal oy vermez değiştirirsin. Böyle bir hakkın var çünkü. Yerinden yönetimlerde yerelde yaşayanı memnun edemiyorsan gidersin. 1940 yılında 644 kişinin yaşadığı Mahmutlar, 2014 yılında 30 bin yerli 10 bin yabancının yaşadığı bir kent olmuştu. Bu hızla büyümüş ve gelişmiş başka bir örneği yoktur Mahmutlar’ın.

“Dersine çalışır, sınıfı geçersin, İşini iyi yapar, ödüllendirilirsin” gibi bilimsel gerçekler maalesef Mahmutlar için tersine işledi.

Mahmutlar, dersine iyi çalıştı, işini iyi yapıp ülkenin bu darboğazda döviz kapısı oldu, gelişti, büyüdü, kendi işini kendi gördü ve ödülü kaptı ”sokakları pislik içerisinde ve mok kokan bir kent ödülü”

Buna itirazı olan var mı?

Yenimahalle’de bir kafede on dakikadan fazla oturamadım midem bulandı ve kalktım. Ya orada ticaret yapan esnaflar, o bölgede oturan vatandaşlarımız neler çekiyor düşüne biliyor musunuz?

“Efendim, bu bir geçiş dönemiymiş elbette sıkıntılar olacakmış mış” Önceden niye yoktu? Tıkır tıkır işleyen bir saati palayla tamir etmeye çalıştınız ve işin içine ettiniz. İnanmıyorsanız gidin Yeni mahalleye. Ben bu güne kadar hiç “Mahmutlar Mahallesi demedim” bundan sonrada demeyeceğim.

Ben buraya yerleştiğimde burası beldeydi, Ne benim ne de sizlerin fikri alınmadan söz hakkımız olmadan birilerinin egoları ya da sinsi siyasi hesapları için o belde yok edildi. Efendim arıtma tesisine eskiden bakım yapılmamış ta onun için kokuyormuş. Buna kargalar bile güler.

Arıtma sistemi bir bebek gibi özen ister, bakım ister. Bebeğin altını günlük temizlemez ya da bakıcıya gerekli özeni göstermez isen böyle kokular salar.

2008 yılından beri bu ölçekte hiçbir sorun yaşanmadı o tesiste. “Baş ıssız meydan belirsiz” misali kimin neye hakkı var, kimin nereye kadar yetkisi var bilen yok.

30 Mart tarihinden sonra Mahmutlar atıksu arıtma tesisinin ihtiyaç duyduğu kimyasallarla ilgili bir alım yapıldı mı?

Sayın Türel’in, kendi getirdiği sistemi 5 aydır oturtamamış olmasının bir cevabının olması lazım.

Hani her şey daha güzel olacaktı?

Hani yerelde bizler kendimizi yönetemeyecek kadar beceriksizdik sizler gelip bir güzel yönetecektiniz?

Türkiye genelinde tüm kapanan beldelerde hizmet durmuştur. Bu kanunun hiçbir ayağı doğru değildir. Büyükşehir kanunu yengeç misali bir uygulamayı getirmiştir. İlçe belediyelerinin yetkileri ellerinden alınmış ve ağır sorunlar başlarına çorap gibi örülmüştür.

Mahmutlar’da temizlikten tutun sivrisineğe ve çöp toplama işine kadar sıkıntı var ve bu artarak devam edecek.

Bu kanunu çıkaranların artık gözlerini açma zamanı. Övünerek yağa bala batırarak çıkardığınız ve güllük gülistanlık vaat ettiğiniz büyükşehir torbanız dan “mok kokuları” yayılmaktadır.

Yol yakınken geri dönün..!

Köylünün ve hayvancılığın, orman köylüsünün ve çiftçinin kökünü kurutacak olan bu sistemden vazgeçin. İrili ufaklı binlerce belde belediyelerini kapatarak tasarruf yapamazsınız. Üstümüze vazife olmayan Ortadoğu bataklığına gömdüğünüz paralar Türkiye’nin tüm belediyelerinin 5 yıllık giderini karşılardı.

Biz bunları söylüyoruz, doğruları yazıp çizip dile getiriyoruz diye kızmayın. Güneş balçıkla sıvanmıyor. Beceremediniz ey büyükşehirciler. Bu insanların çektiği işkencenin vebali bu yasaya parmak kaldıran milletvekillerinin ve tak diye onaylayanların boynundadır.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

BENZEMEZ KİMSE BİZE
BENZEMEZ KİMSE BİZE

Şarkı sözü gibi bir başlık oldu, benzemez kimse sana tavrına hayran olayım. Çok güzel bir eserdir ve bu şarkının nakarat kısmını ezbere

UĞUR MUMCU’YU ANIYORUZ
UĞUR MUMCU’YU ANIYORUZ

24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’daki evinin önünde bir suikast neticesinde katledilen usta araştırmacı gazeteci yazar Uğur Mumcu’yu ölümünün

KARARSIZLIK VE KORKU
KARARSIZLIK VE KORKU

Bu haftada sizlerle, bana gelen bir yazıyı paylaşmak istiyorum; Aykırı profesör elinde bir fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın