ayseHer şey zaman içerisinde doğal olarak çürür. Eşyalarınızı güneşe bırakırsanız, renkleri solar, cilaları dökülür, tahtası çürür, eşyalarınız işlevini kaybeder ve dağılır. Kullandığınız her şey hava ve yüksek ısıyla temas ettiği süre doğrultusunda bozulur.
Eşyalar gibi tükettiğimiz besinlerimizde yüksek ısı ve havayla uzun süre temas ederse bozulur, çürür, içerdikleri kıymetli besin değerlerini kaybeder. Besinlerin içerisinde normalde de var olan kimyasal reaksiyonlar yüksek ısı ve oksijenle bozulmaları hızlandırır. Dalından koparıldığında veya toplandığında hemen tüketilmeyen besinler, gerekli koruma şartları sağlanmazsa kısa bir süre sonra ısı, güneş ısısı ve havanın etkisiyle okside olmaya yani BOZULMAYA başlar.
İnsan anatomisi zaman içerisinde değişiklikler gösterir, organlar, hücreler yorulmaya yıpranıp aksamaya başlar. Bazı hormon ve enzimlerin üretimleri azalır ya da durur. Bunun sonunda METABOLİK değişimler baş gösterir. Metabolizma yavaşlar. Derimiz nemini kaybetmeye kırışıp kurumaya başlar. Kas ve kemik yoğunluğunda azalmalar olur. Vücudumuz yıllarca biriken asit yükü karşısında, dengesini koruyamaz hale gelir, çürümeye ve okside olmaya başlar ve giderek belki de vaktinden önce YAŞLANMA başlar. Demirde paslanma, eşyalarda çürüme olarak tanımlayabileceğimiz oksidasyon, insan vücudunda, elektronlarını kaybetmiş hücre sayısının yani SERBEST RADİKALLERİN çoğalmasıdır. Vücuttan atılamayan fazla asit yılar içinde birikerek aynı demir gibi paslanır. ( Aylarca ya da yıllarca tuvaletinizi ya da banyonuzu yıkamadığınızı düşünün, eviniz ne durumda olurdu?) Bu yüzdendir ki vücudumuz yıllarca biriken ASİT YÜKÜ sonucu oksidasyona uğrar.
Vücudumuz kocaman bir pil gibidir. Pilin (-) negatif, (+) pozitif iki kutbu olduğu gibi insan vücudunda da negatif (asit) , pozitif (alkali) kutbu vardır. Yani vücudumuzun bir dengesi vardır. Pil uzun süre güneşte bırakılır, hava ve yüksek ısıda kalırsa bozulur. Vücudumuz da fazla ASİT yükü karşısında, aynı yüksek ısıda bırakılmış pil gibi bozulur. Vücudumuzdaki SERBEST RADİKALLER çoğalır, organlar ve hücrelerde aksamalar başlar.
Bu durum tükettiğimiz besinler içinde geçerlidir. Besinlerde de elektronlarını kaybetmiş hücre sayısı, yani serbest radikaller arttığında oksidasyon, yani ÇÜRÜME başlar. Taze sebze ve meyveyi hemen tüketmediğimizde, yarısını kesip bıraktığımızda, oksidasyon başladığını görebiliriz. Hava ile temas eden kısımlar yavaş yavaş kararmaya başlar. Örneğin, soyulmuş patates, elma ve muz vb.
Her meyve ve sebze hücresi içinde canlılığını korumak için binlerce enzim taşır. Bu enzimler meyve ve sebzeyi kestiğimizde, hava ile temas ettirdiğimizde, kimyasal reaksiyona girer, oksitlenme başlar, kararmalar olur, meyve sebzeler çürümeye başlar.
Proton(+), elektron(-) kutuplardan oluşan dev bir pil olduğumuzdan yola çıkarsak, durduğumuz yerde,  soluduğumuz havada, otomobil egzozlarından, uçak yakıtlarından çıkan gazlardan, ağır metaller, endüstri atıkları, güneş ışınları, ozon tabakasının delinmesi, kozmik ışınlar, çeşitli kimyasallar, deterjanlar, GDO’lu ve hirbitli tohumlar, stres ve çevresel faktörlerin yarattığı SERBEST RADİKALLER vücudumuzda ASİT DÜZEYİNİ ARTTIRIR.
Günlük hayatımızın içinde hiçbir artı katkı yapmadan ZEHİRLENİR, SERBEST RADİKAL ÜRETİR ve TOKSİN biriktiririz… Bunlarda BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ çökertip daha çabuk HASTALANMAMIZA daha çabuk YAŞLANMAMIZA ve her gün biraz daha GÜCÜMÜZÜ KAYBETMEMİZE neden olur…
Devamlı olarak SERBEST RADİKALLERE maruz kalan dokuların yenilenmesi için ANTİOKSİDANLARA gerek vardır. Bu nedenle vücudumuzun ürettiği antioksidan zamanla yetersiz kalacağından, beslenme yoluyla, dışarıdan antioksidan almak şarttır.
GDO’suz, hormonsuz taze sebze ve meyve tüketmeliyiz. En iyi bilinen antioksidanlar gıda yoluyla alacağımız A- C- E vitaminleri, ÇİNKO ve SELENYUM mineralleridir. Sebze ve meyvelerimizin görüntüsü eskisinden daha güzel ama maalesef içeriklerindeki mineral ve enzimleri, eski tat ve kokuları artık yok…
Ama mutlaka vücudumuzdaki bu SERBEST RADİKALLERDEN kurtulmak için, ANTİOKSİDANLAR kullanmalıyız. PANZEHİRİRİMİZ bu… Bunları güvendiğiniz, kalitesinden emin olduğunuz, GIDA- TAKVİYELERİ ile de tamamlayabilirsiniz.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın.