sudiŞarkı sözü gibi bir başlık oldu, benzemez kimse sana tavrına hayran olayım. Çok güzel bir eserdir ve bu şarkının nakarat kısmını ezbere bilmeyen Türk yoktur.
Dünyada bize benzeyen başka bir millette zaten yoktur, kendimize has pratik çözümlerimiz, ilginç hayallerimiz ve orijinalini bulanı bile dehşete düşürecek pratik çözümlerimiz vardır. Sinema veya tiyatro gösterisinde biz hariç hiçbir milletin telefonu çalmaz.
Camide namaz esnasında aklına gelir meretin “Gaydırı gubbak Cemile’m nasıl nasıl edelim biz bu işi?” diye sormak.
Hayatın her zorluğuna karşı mutlaka kendimizce bir çözüm yolu buluruz, sorunu daha oluşurken, yılanın başını küçükken değil büyüyünce ezeriz.
Orijinal kumandayı naylonla, üşümeyeceğini bildiğimiz halde televizyonun üzerini dantelle kaplarız.
Tercihlerimiz, sevdalarımız, sitemlerimiz günlük yaşantımıza birebir yansır.
Vatan aşkı ise kimliğimize, kimin aklına gelir “”Ayyıldızlı Kırmızı Bayrak Taşıyan Kahramanoğlu” soyadını almak? Gerçekte korkulması gerekenlerden değildir korkumuz, masalsı kahramanlardan korkarız ama Erzurum’dan ata binip Moskova’yı, dönemsel olarak Amerika’yı, Fransa’yı fethedecek kadar cesuruzdur.
Dil bilmesek bile yüksek sesle kelimeleri heceleyerek karşımızdakiyle anlaşırız, anlaşamasak bile “Onun salaklığı” der kendimize toz kondurmayız.
Köpeğiyle yürüyüş yapan birine ilk olarak “Dişi mi erkek mi” diye sorarız.
Ne işimize yararsa artık?
Çalışırken aniden bozulan radyoya, televizyona tokat atarak tamir eder, ağzı süt kokan bebeğin kollarını ısırarak severiz.
En kısa boylularımız Trabzon’da en uzun boylularımız İzmir’de yaşar ama her il kendini başka sıfatlarla över.
Yiğido, Dadaş, Efe gibi. Nefretimiz de, sevgimiz de dönemseldir.
Siyasette, sporda, sanatta birini abartılı bir şekilde baş tacı eder sonrada ‘küt’ diye bırakırız. Bize has güzel geleneklerimiz var, ekmek isteyeni, aç olanı asla geri çevirmeyiz ama doyurduğumuz biriyle menfaatlerimiz çakıştığında “Aç karnını ben doyurdum ülen” demeyi de ihmal etmeyiz.
Gazeteyi en iyi değerlendiren milletiz, masa örtüsü yaparız, soba yakarız olmadı sayfalardaki kadınlara sakal bıyık yaparız.
Toplu taşıma araçlarında hemen uyuyan genç nüfus sadece bizdedir, özellikle yaşlılar ve kadınlar bindikçe…!
Maça, sinemaya, tiyatroya gitmek yerine komşu parselde temel kazan kepçeyi izleyerek tasarruf etmek, dâhice.
Saatlerce aynı odada oturduğumuz misafirlerle en koyu muhabbeti kapı önünde yaparız biz, uğurlama..
En sevdiklerimizi küçük oğlanın pipisiyle ağırlarız “Göster oğlum amcaya” ne işe yarar nasıl bir keyif alınır bilmem ama iki tarafta mutludur.
Düştüğümüzde ilk işimiz önce sağa sola, sonra hasar var mı yok mu diye kendimize bakmak olur.
Ama durum ne olursa olsun biz düşene güleriz…
 
 

CEVAP VER

lütfen yorumunuzu yazınız
lütfen adınızı yazınız