BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA TÜMEVARIM VE TÜMDENGELİM YÖNTEMLERİ

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » Ender Karaca » BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA TÜMEVARIM VE TÜMDENGELİM YÖNTEMLERİ
Paylaş
Tarih : 13 Şubat 2012 - 15:16

Bilimsel araştırmalar dendiği zaman tümevarım ve tümdengelim adlı yöntemlerle bilimsel bilgilerin ortaya çıkarılması akla gelir.

Gerek yazılı gerekse görsel medyada ilgi ile okuduğumuz ya da izlediğimiz olayların bilimsel açıdan yorumlanması için bu iki yöntemin ne ifade ettiğini bilmemiz gerekir.

Tümevarım yönteminde olaylar tek tek gözlenerek genel bilgilere ulaşılır.

Başka bir ifade ile bu yöntemde yenilik yaratma söz konusudur.

Bu bilim dalının adı da pozitif bilimlerdir.

Bunlar da kendi aralarında Doğa Bilimleri ve Toplumbilimleri olmak üzere ikiye ayrılır.

Doğa bilimlerinde (Fizik, Kimya, Astronomi, Biyoloji, Jeoloji) elde edilen sonuçlar kesindir. Örneğin: İki molekül oksijenin bir molekül hidrojenle birleşmesinden su meydana gelir.

İnsan ve insan ilişkilerini inceleyen bilim dalı olan Toplumbilimlerde (Ekonomi, Hukuk, Sosyoloji, Psikoloji) elde edilen sonuçlar kesin değildir. Örneğin: Tümevarım yöntemi ile yapılan bir araştırmada “ TV reklamlarının otomobil satışları üzerindeki etkisi, otomobil satışlarını arttırır”, şeklinde bir varsayım ortaya çıkarırsak bu varsayımın doğruluğunu bilmemiz için araştırma yöntem ve tekniklerinin bilinerek uygulanması gerekir.

Ancak bulunan bu gibi sonuçlar hiçbir zaman kesin değildir.

Gelelim Tümdengelim yöntemine. Bu yöntemde yenilik yaratma söz konusu değildir.

Bu bilim dalının adı da aksiyomatik bilimdir.

Bunlar da kendi aralarında matematik ve mantık olarak ikiye ayrılır.

Matematik ve mantık da tümdengelim yöntemi ile doğru olarak kabul edilen genel bilgilerden çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemidir. Örneğin: Geometri de iki noktadan yalnız bir doğru geçer ya da üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir. Mantık da ise kıyaslama yolu ile tek bilgi üretilir. Örneğin: İnsanlar ölümlüdür. Ali da insandır, o halde Ali de ölümlüdür.

Bu kavramları özet halinde açıkladıktan sonra özellikle toplum olarak bizler bilime ve bilimsel araştırmalara gerekli önemi vermiyoruz.

Bu konu hakkında 29 Mart 1994 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde “Toplumbilim Gereksinimi” adı altında ve tümevarım yöntemi ile insan ve insan ilişkilerinin ne durumda olduğu konusunda bir makale yayınlanmıştı.

Bu makalem Eylül- Ekim 1994 tarihinde İktibas dergisi ile anımsadığım kadarıyla 2007 yılında Mahmutlar Post Gazetesinde de yayınlanmıştı.

18 sene önce yazdığım bu makalede elde edilen sonuçlara bakılırsa bugün de bu sorunların aynı hatta daha da artarak devam ettiğini söyleyebiliriz.

Esasında bu gibi araştırmaların sürekli olarak yapılması yerinde olur.

Çünkü bir toplumun ne durumda olduğunu ve gelişmesi için de o toplumun bilimsel araştırmalara büyük ihtiyaçlarının bulunduğunu bilmemiz gerekir.

Unutmayalım; Yüce Atatürk’ün bizlere söylediği “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” görüşünü her zaman göz önünde bulunduralım.

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

AKDENİZİN PARLAYAN YILDIZI MOK KOKUYOR
AKDENİZİN PARLAYAN YILDIZI MOK KOKUYOR

Bir tarafında uçsuz bucaksız Toros dağları, diğer tarafında masallara konu olan ve birçok medeniyetin hayallerini süsleyen Akdeniz. Mahmutlar,

BİLİMSEL ARAŞTIRMANIN ÜLKE KALKINMASINDAKİ ÖNEMİ
BİLİMSEL ARAŞTIRMANIN ÜLKE KALKINMASINDAKİ ÖNEMİ

Bir ülkenin kalkınma düzeyi o ülkenin bilimsel araştırmalara verdiği önemle ölçülür. Örneğin: Güney Kore’nin 1960’lı yıllarda kalkınma

HELVA’YI TÜREL YAPACAK
HELVA’YI TÜREL YAPACAK

Geçtiğimiz haftaki ‘Her Mahmutlar’lıyım diyen okusun lütfen’ adlı köşe yazımla ilgili yüzlerce olumlu tepki aldım. Şunu belirteyim,

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz