ÇEVİR KAZI YANMASIN

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ÇEVİR KAZI YANMASIN
Paylaş
Tarih : 03 Nisan 2018 - 11:30
Sudi ÇANDIR

Aslında bu hafta başka bir konuyla karşınıza çıkacaktım ama neyse: onu da başka bir haftaya saklayalım diye başlıyorum her yazıya.

Yazıma konu veren çok dost var.

Mesela daha dün “Abi sen bu konuyu bir yazsana, ben yazarımda beni uydudan bile dinliyorlar” dedi ve konu başlığını verdi Uyanık’ım benim, tehlikeli sahnede beni dublör olarak kullanıp sonrada hava atacak “Bir gaz verdim başı derde girdi” diye.

Şaka bir yana bu ve benzeri birçok talep gelir ama ben hep başka şeyler yazacakken, başka şeylere evrilir, başka başka şeylerden bahsederim ama güncele göre.

“Dostum” dedi

“Şu elektrik faturası soygununa bir değinsene daha çok sevilirsin”

Bahsettiği mevzunun doğrusunu anlattım ve “Yazayım mı?” dedim.

“İşin gücün bizim partiyle” dedi.

Emekli bir arkadaştı ve tüm dünyası sahilde 1 liradan iki çay, malum marketten haftanın fırsatı gıda ürünleri.

Ama iyi insandır severim…

“Yüzün hep gülüyor” dedi bir başka dostum ve “Öyle ya tuzun kuru” diye de kendisi cevapladı.

Gülmenin tuzla ilgili bir eylem olmadığından bahsedemedim, çünkü hep acı çekerek yüceleceğine ve daha çok saygı göreceğine inanmış bir dosttu.

Gülmenin, ağlamaktan daha pahalı ve daha lüks bir gereksinim olduğundan bahsedecektim ki; çalan telefonundan yükselen sesle vazgeçiverdim.

Kadın okurlarımdan gelen “Kadın haklarına vurgu yap, gün geçtikçe özgürlüklerimiz kısıtlanıyor ve kadın cinayetleri artıyor” talebini en son dile getirene “Ben mi doğuruyorum? Sizler doğuruyorsunuz, erkek çocuklarınızı anaerkil yetiştirip, kadına saygıyı öğretin sorun kalmaz” dedim.

Hep başka şeyler yazacakken konu biranda değişiyor.

Ekonomi yazacaktım, sana söz vermiştim “Bu yıl turizm çok iyi olacak” diye.

Başka bir yazıda dile getireceğim sitemlerini ve çözüm yollarını ama başka bir yazıda.

İtiraf edeyim en çok karikatür çizmeyi özledim, Demirel, Özal, Ecevit, Erbakan, Türkeş, Bahçeli, İnönü, Yılmaz, Çiller.

Yayınlansın ya da yayınlanmasın en çok Yıldırım Akbulut’u. Arada arşivimden çıkarıp özlem gideriyorum.

“Dur birkaç figür çizeyim” diyorum, sonra bakıyorum mizah ölmüş; yasına komiklik yaparak yaklaşmak…!

Herkesin her şeyden şikayetçi olup, herkesin her şeyden memnun olduğu ortamlarda farklı fikirler ortaya koymak bir kesimin sevgisine, diğer kesimin nefretine mazhar olmak demektir. Bir tarafta Annemin bile “Oğlum tehlikeli şeyler yazıyormuşsun” uyarısının ispiyoncusu olan dostlarım.

Diğer tarafta “Ne öyle çiçek böcek biraz vur” diyen dostlarım varken, dedim ya, yarı yarıya. Başka şeyler yazacaktım bugün, konu bir anda başka yerlere eviriliverdi.

Hayat pahalılığı, döviz artışı, şeker fabrikaları, ülkemizin içinden geçtiği zor dönem, asgari ücret, çiftçi, vergiler, işçi- memur, esnaf, işsiz.

Dedim ki “Ne diye tepki alıyorsun?

Bu da yazı, o da yazı, çiğse çevir kazı”

Unutmadan; Yolunuz mavi olsun.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

ARTIK MOLA
ARTIK MOLA

Sanıyorum 2005 yılının sonlarıydı, sanatsal çalışmalarımdan dolayı Alanya basınında “Çöpe Hayat veren Adam” başlığıyla bir haberim

CAHİLLİK ÜZERİNE…(2)
CAHİLLİK ÜZERİNE…(2)

Öyle özlü sözler var ki bu sözler bir deneyimin, zengin bir yaşamın inbiğinden süzülmüş ya da derin bir gözlem gücüne yaslanarak ortaya

BAKIN HELE KİM GELMİŞ
BAKIN HELE KİM GELMİŞ

24 haziran seçimlerinin baş aktörü olarak öne çıkanların başında hiç kuşku yok ki pazar ve pahalılık gelmiştir. Amerikan mahkemesi 1893