sudiİnşaat Mühendisi Hamdi Gedikli dostumla, hemen her sabah saat 10 gibi dama oynamak için telefonlaşırdık.
Çay gelir, dama tablası gelir ve birer sigara yakarak oyuna başlardık.
Aslında çok zeki ve akıllı bir insandı Hamdi.
Ama ben psikolojik baskıda ondan daha baskındım.
Oyuna başlamadan “Seni yeneceğim ama yine de istersen sana bir ya da iki el vereyim” diyerek yoklardım.
Yüz kasları gerildiğinde, ağzından çıkan kelimelerde ki kesikliliklerden anlardım ki o artık yenilmeye hazır.
İlk oyun çok önemlidir.
Ona göre en öldürücü tuzaklarımı kurar ve ne olursa olsun ilk eli alırdım.
Sonrası, baştaki psikolojik baskının etkisi altında sürer gider ve Hamdi oyunu kaybederdi. Ertesi gün ilk olarak en sevdiklerim değil, en yendiklerimin birincisi Hamdi arardı beni.
Müthiş bir kazanma hırsı vardı.
Ama ona bu hırs asla yetmiyordu ve hep ben kazanıyordum.
Hamdi oyunu kaybettiğinde bizim perdeci Nurettin’in yanında soluğu alır, mimar Emin ve ortağı Bahattin’e dert yanar ya da mazeret üretirdi.
Emin, Nurettin ve Bahattin dostlarımın “Ya ne olur bir kez yenil, adam kafayı yiyecek” ricalarına hep kulak asardım.
Çünkü ben “Kaybetmeyi asla sevmem” Hırslıyımdır.
Heyecanlıyımdır.
Dersime hep iyi çalışır, yol ve yöntemimi belirler kazanırım.
Bir ay. Altı ay. Sekiz ay.
Hamdi hiçbir şekilde karşımda varlık gösteremedi.
Bir sabah yine telefonum çaldı, arayan yine Hamdi “Öyle bir rakip buldum ki sen bittin” dedi. Bu “Benim gücüm yetmedi ama sana güçlü biriyle geliyorum” demekti.
Hamdi, Nurettin, Dursun ve diğer dostlarla buluştuk.
Yeni rakibimde hava bin beş yüz.
Maç başladı ve ilk oyunu o aldı. Mağrur bir halde “İki Oyun daha alırsam, karşımda varlık gösteremediğin için bırakırım…!” dedi “Peki” dedim Sonuç 4-1 olduğunda “Ben teslim oluyorum” itirafı geldi rakibimden.
Çaylarımızı içip dostça tokalaşıp ayrıldık.
Aradan çok fazla zaman geçmedi ama çok şey değişti.
İnşaat Mühendisi Hamdi dostum Mekke’de kalp krizi geçirdi, Mimar Emin ve Bahattin beyler işlerini tasfiye etti ve aramızdan ayrıldı.
Perdeci Nurettin ile tavla oynarız ama psikolojik üstünlük hala bende.
Son referandumda Sayın Bahçeli “Benim gücüm yetmedi ama sana güçlü biriyle geliyorum” diyen Hamdi Bey pozisyonundaydı.
Bense hep galip gelen birinin rahatlığında.
Ama maç 2-2 devam ederken kural değişikliği yok mu?
Haydi, maça maça maça…!
Var mı dama oynayacak?
Ama kuralı ben koyarım?