GELİR DAĞILIMINDA YAŞANAN ADALETSİZLİK

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » Ender Karaca » GELİR DAĞILIMINDA YAŞANAN ADALETSİZLİK
Paylaş
Tarih : 15 Ocak 2018 - 14:08
Ender KARACA

Bizim gibi üretim yerine tüketime ağırlık veren toplumlarda gelir dağılımında yaşanan adaletsizlik gün geçtikçe giderek büyüyor.

Bu konuda yapılan araştırmalarda gerek TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) gerekse BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu)’nun elde ettiği verilere göre ulusal gelirin yarıdan fazlası en zengin yüzde 20’lik kesime, en fakir yüzde 20’lik kesimin ise ancak yüzde 5’ini aldığı;

Başka bir ifade ile nüfusun en zengin yüzde 1’lik kesimin ulusal gelirin yaklaşık 24’ünü en yoksul yüzde 50’lik kesimin ise ulusal gelirden ancak yüzde 15 pay aldığı görülmektedir.

Başka bir örnek verirsek; 2014’de en zengin yüzde 5’lik kesimin geliri, en yoksul yüzde 5’lik kesimin gelirinin 20 katı iken, 2016’da 23 katına çıkmıştır.

Gelelim bankalardaki toplam mevduat hesaplarına;

Kasım 2017’de 1 milyon TL ve üzeri mevduatı olan kişilerin sayısı sürekli artarak yaklaşık 127 bin’e ulaştığı ve bu kişilere ait mevduatın yaklaşık 845 milyar lira olduğu ve bankalardaki toplam mevduatın ise 1 Trilyon 580 milyar lira olduğu, bu durumda milyonerlerin toplam mevduattan aldıkları payının yüzde 54 dolayında olduğu görülecektir.

Bu oranı yıllara göre değerlendirirsek, 2002’de yüzde 24’e, 2007’de yüzde 40’a, 2011’de yüzde 47’ye yükselmiştir.

Şuandaki duruma bakarsak, bankalardaki toplam mevduatın yarısından fazlası 1 milyon TL ve üzeri mevduata sahip olan kişilerde olduğu görülecektir.

Konu üzerinde genel bir değerlendirme yaparsak;

Ülkemizde bir yılda yaratılan ulusal gelirin toplum üzerinde adil bir şekilde dağıtılmadığı ortaya çıkmıştır.

Bu ne demektir?

Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde sıcak paraya göre uygulanmaya çalışılan, tüketime yönelik ve cari işlem açığının git-tikçe artan bir şekilde devam ettiği bu sistemde, zengin daha zengin, fakir daha fakir olursa gelir dağılımında yaşanan adaletsizlik daha da artıyor demektir.

Bu durum ileride toplumsal bir kaosa neden olabilir.

Bunun için öncelikle bizi yönetenler toplumu hiç ilgilendirmeyen konular yerine üretimin nasıl artırılacağı, işsizlik ve yolsuzluğun nasıl giderileceği, sıcak para girişinin nasıl önleneceği gibi konuların yanında özellikle gelir dağılımında yaşanan bu adaletsizliğin nasıl giderileceği konusu üzerinde zaman kaybetmeden önemle durmaları gerekir.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KUMRULARI İZLEDİM
KUMRULARI İZLEDİM

Ne güzel şarkıdır “Kumruları dinledim susuverdiler” birde Emel Sayın’ın sesinden olunca. Romantik ve duygusal bir milletiz vesselam. Kargalar

NEDEN YALAN SÖYLERİZ? (3)
NEDEN YALAN SÖYLERİZ? (3)

Yalan kelimesi, aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenmiş bir söz olarak tanımlanır. Bu kelime çeşitli deyimlerde kullanılır. Örneğin; Yalan

TAMAM MI, DEVAM MI?
TAMAM MI, DEVAM MI?

24 Haziran seçimlerinin iki popüler başlığı. Tamam mı, Devam mı? Muhalefetin “Tamam” çığlıkları iktidarın “Devam” sesleriyle karşılık