HIRSIZ

Paylaş
Tarih : 05 Aralık 2017 - 13:07
Sudi ÇANDIR

sudiSevgili Uğurtan Sayıner (Cemil) abimin meşhur repliğidir “Sevim koş koş” dizi boyunca kadıncağız hep koşup durmuştu.

Hayatımız her anlamda bir koşuşturmadan ibaret ve hep geleceğin biran evvel gelmesi için gayret gösteriyoruz içinden geçtiğimiz ‘zaman dilimini’ göz ardı ederek.

Bilincimiz oluştuktan sonra başlıyor bu koşu biran önce okula başlasak, ah bir okul bitse.

Bir işe girebilsem ya da askere gitsem.

Şu askerliği bitireyim sonra.

Sonra iş hayatı, evlilik ve geçim derdi Çoluk çocuk ve onların büyümesini beklemek hatta zamanı ta ilerilerden iple çekmek.

Akşam olsa bir güzel yatıp uyusam la, sabah olsa uyansam arasındaki istemsiz geçen zaman. Yolculuklarda bir an önce yolun bitmesini isteriz, hatta çevrenin doğanın güzelliklerine bile aldırmadan uyuruz ki zaman çabuk geçsin.

Daha henüz işe başlayanın bile hedefi emekli olmaktadır.

30 yıl işle barışık yaşamayı, hayatı yaşamayı adım adım yürümeyi becermek daha keyiflidir oysa…

Hep büyük bir koşuyla yaşıyoruz.

Sevdalarımızda nazlı, kavgalarımızda hızlıyız, biten aşkı unutmak için lazım olan süreyi hayatımızdan hiç yaşamadan silip atmaya razıyız.

Denize nazır bir sandalyede oturuyordu abi, gözkapakları olanca ağırlığıyla gözlerine çökmüştü.

Yarı açık bir camdan bakarcasına dalıp gitmişti iki mavinin birleştiği yere.

Neden sonra bana baktı “Merhaba” dedim.

Seksen yaşında olduğunu öğrendim.

Bana “İnsan ömrü çok kısa be yavrum” dedi.

Dinledim.

“Gözünü bir açıyorsun dünyaya sonra bir bakıyorsun ki geriye ‘zaman’ su gibi akıp gitmiş” dedi.

Sordum” Neye hayıflanıyorsun, mesela geriye dönsen neleri yaşamak isterdin” diye.

Öyle yüzüme baktı, dalıp gitti, düşündü düşündü ve “Boşveeeer” dedi.

Sanırım o kadar çok şey vardı ki yaşamadığı, onları ardı ardına sıralamayı gözü kesmedi.

Ama aklımda kalan o cümlesiydi “İnsan ömrü çok kısa be yavrum” Aslında sokakta ki insan sayısı hiç azalmıyor, sahada ki oyuncu sayısı gibi sakatlananın yerine başkası giriyor.

Bizler aramızdan ayrılanları hiç bilmiyoruz ama kum saatinin hep çalıştığını biliyoruz.

Dünyaya gözümüzü açtığımız an çevrilen o kum saatinin devre arası, molası, tatil günü hiç yok.

Bizler çoktan aza doğru süzülürken bilmeliyiz ki her zerresi ömür sayılıyor.

İster gönlünce yaşa, ister ömrünce ama iyi yaşa, sevgiyle yaşa, aşkla ve içten yürekten yaşa, kederlerinden ders çıkarıp, keyiflenmenin keyfini yaşa.

Ve unutma zaman en büyük hırsızdır, kendini ondan sakla.

Yolunuz mavi olsun.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

CİLALI TAŞ’TAN KOLTUK DEVRİNE
CİLALI TAŞ’TAN KOLTUK DEVRİNE

İlk olarak 23 Nisan 1933 yılında Atatürk bir grup çocuğu ‘makamında’ ağırladı, onlarla sohbet etti. Sonraki yıllarda çocuklardan birine

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN KURULUŞU
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN KURULUŞU

Türkiye Büyük Millet Meclisi bundan tam 98 yıl önce 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplandı. Türk Anayasa tarihinin bu adı taşıyan ilk meclisi,

ZEHİR PANZEHİR
ZEHİR PANZEHİR

Dünya var olduğundan beri üç döngü hiç aralıksız sürüp gidiyor. Doğumlar, ölümler ve acımasız savaşlar. Tarihin derinliklerinden günümüze