Turizm sektörü ile uğraşanlar bilir, yaz sezonu öncesinde öngörüler söylenmeden önce veriler analiz edilir, tahmin ya da yorumlar ona göre yapılır.
2011 Yılı yaz sezonu öncesinde öngörüler bir kenara bırakıldı. Çünkü bu yıla kadar hiç görülmemiş erken rezervasyon talep patlamasıyla karşı karşıya…
Bu açıdan bakıldığında da Türk turizminde belki de milat yaşanacak, demeliyiz.
Yaşanacak derken, inşallah demekte her zaman fayda görürüm. Turizmci işadamlarımız daha iyi bilirler, bugüne kadar hep yaşadığımız ve hesapta olmayan sürprizlerin bu yıl yaşanmaması en büyük temennimdir.
Nisan ayında açık olan otellerin doluluk oranlarının artış gösterdiğinin farkında olanlarımız vardır.
Kabul etmeliyiz artık, biz bu işi hizmet anlamında en iyi yapanlar arasındayız.
Ve son yıllarda turistlerin tercihleri arasında ivme kazandığını gözlemleyebiliyorduk.
Buradaki gelişmenin etkin sebeplerinden birisi de, hepimizin bildiği malum Mısır ve Tunus ülkelerindeki olumsuz gelişmelerin yaşanmasıdır.
Komşu ülkemiz Yunanistan’da meydana gelen ekonomik krizin etkisinin de olduğunu söylemek lazım.
Erken rezervasyonlarındaki talep fazlası oluşundan Türk Turizmcilerinin dahi şaşkınlıklarını gizlemediklerini ancak, aynı zamanda mutlu olduklarını görebiliyoruz.
İyi, hoş ama ülke içinde tatil yapmak isteyen yerli turistlerimizin bu yıl tatil programlarını erken planlamaları şart görünüyor…
Bizde tatil yapmak, havalar ısınmadan çoğumuzun aklına bile gelmez…
 Şimdiden söylemek lazım, çok fazla pazarlık şansları da kalmayacaktır. Çünkü çoğu otellerin yoğun aylar dediğimiz Mayıs-Haziran-Temmuz ve Ağustos ayları için tur operatörlerine stop çektiklerini söyleyebilirim.
Marka değerinin karşılığını fiyat anlamında bugüne kadar hiç bulamamış Türk Turizminin bu yıl için en azından doluluk oranlarını yakalayarak gelirlerini arttıracak olmaları belki de bu sezonun en önemli özelliği olacaktır.
Fakat şunu da söylemekte fayda görüyorum, doğanın günden güne tahrip edildiği, sorunlara müdahalede gecikmelerin yaşandığı veya sorunların oluşmadan çözümlenmesi noktasında çalışmalarda geç kalındığı, mimari doku uygunluğunun yakalanması yerine, aksine betonlaşmanın önüne geçilemediği tehditleri görülmeli ve hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.
Turizmin duayenlerinden Sayın Vural Öger’in de dediği gibi “Bu yıl Turizmin starı Türkiye olacak” sözünün gerçek olması dileğiyle bu sektörden umutlu herkese iyi bir sezon ve bol kazanç temenni ediyorum.
Esen kalın, hoşça kalın…