1889 yılı Nietzsche akli dengesini yitirip Bakırköy’e yollanırken Chicago’da bir şirket ilk traktörü üretmeyi başarmıştı.

Aynı yıllarda Anadolu çiftçisi eşi ölen öküzün yerine kendini koşuyor, ya da kazmayla çapayla tarım yapıyordu.

1889 yılında bizim 2018 yılında bile protesto edip krizlerin tek müsebbibi olarak gördüğümüz Cocacola şirketi kurulmuştu.

Aynı yıllarda Osmanlı Devleti Paris fuarına katılmıştı.

1889 yılında Kanada topraklarını bir okyanustan diğerine kadar uzanan “Kanada Pasifik Demiryolu” tamamlandı.

Osmanlıda İzmir Aydın demiryolu açılmış, sefere çıkan ilk buharlı tren köylüler tarafından “canavar” denilerek taş yağmuruna tutulmuştu.

1835 yılında hayvanlarla çekilen ilk biçerdöver üretilmişti, bizde fakirler tokaçla döver, zenginler düvenle sürer, savurmak için yeli beklerdi.

1876 yılında Graham abim sağolsun ilk telefonu icat etmişti ama biz 142 sene sonra balyozla kırıp şov yaptık.

Bizde cumhuriyet kurulurken onlar buldozeri bulmuş, o buldozerler onlarda da “yol yaptı ama” bizde ki kadar ses getirmedi.

New Holland isimli bir firma işi gücü bırakıp fide ekme makinesini üretmiş, Çin’den alsana. Dolar 1944 yılından beri yükselerek tüm dünya ticaretinin %60 gibi bir payını ele geçirdi. Bizde, 2018 Türkiye’sinde sümkürme amaçlı kullanıldı.

Adamlar üşenmemiş, iğneye iplik geçirme aletini bulmuş, biz sazan yakalayacak olta iğnesini bile Japonya’dan alıyoruz.

1863 yılında kurulan Bayer dünyanın en büyük GDO’lu tohum ve ilaç üreticisi, futbolda bile marka olurken, 8 yaşımda top oynadığım için komşumuz Ali emmiden “HZ Ali Efendimizin kafasını mı tekmeliyorsunuz eşoğlusular” azarını işitmiştim.

İsa’dan önce 12 yüzyılda Mısır Firavunu üçüncü Ramses dönemiydi; taş işçileri firavunlar için mezar işinde çalışıyorlardı.

Uzun süre paralarını alamadılar ve greve gittiler. 2018 yılında ikinci havalimanı (İkincisi, üçüncüsü açılınca kapatılacağı için) işçileri paralarını alamadıkları için greve gitti.

Polisler, Ben Carson ve Roger Stughton’un 1928 de bulduğu biber gazında buldular çareyi. Olmuyor, olmayacakta.

Savaş sonrası çekilen acıların azmi ve ders almışlığıyla bir miktar ayağa kalkmışız.

Namerde el açmanın ne anlama geldiğini yaşayıp ders almışız ama sonrasında her yeniliğe, her bilimsel ilerlemeye karşı çıkmış bir güruh.

Ben beni bileli bu kesimin mücadelesi ve geçmiş devirlerde ki bedava yaşam özlemleri bitmedi. Efendi -kul ilişkisinin aydınlanma ile ilerlemenin ise özgür beyinlerle olacağını bildikleri için, bu ülkenin yararına ne varsa “Milletin yararına yalanıyla” kapattılar yok ettiler.

Köy enstitülerini model olarak alan Kore’ye bakın, bize bakın, pazarda-manavda etiketlere bakın, zabıtanın yoluna bakın.