ŞEHRİMİZİN DEĞERLİLERİ

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ŞEHRİMİZİN DEĞERLİLERİ
Paylaş
Tarih : 10 Nisan 2018 - 10:46
Sudi ÇANDIR

Ülkemizde zaman zaman baş gösteren ekonomik krizlere rağmen ayakta kalıp, yatırım yapmayı sürdürenler kadar, bu krizlere dayanamayıp batanlar oldu.

Yine ülkemizde hızla zenginleşenlerin aynı hızla battığına şahit olduk, olacağız da.

Zira bu tipler kendi öz sermayeleriyle değil, kamudan aldıkları ballı ihalelerle ve diğer çöreklerle beslenirler, güç değişir, gemi batar.

Her batış birinin kâbusu diğerinin fırsatı olur.

Çünkü piyasada dolaşan para miktarı bellidir, krizlerde bu para el değiştirir.

Devlet açısından bakıldığında para Ahmet’in olmuş, Mehmet’in olmuş bir şey ifade etmez. Önemli olan paranın var olmasıdır.

Kuruluşundan bugüne gerek iç dinamiklerin, gerekse dış dinamiklerin etkisiyle bir dolu kriz yaşamış ve bu konuda şerbetlenmiş bir milletiz.

İlk büyük kriz 1929 yılında başlamış, Osmanlıdan miras kalan borcun ödeme takvimi, büyük dünya buhranıyla kesişince olanlar olmuş.

Sonraki büyük kriz ikinci dünya savaşı yıllarında yaşanmış.

Dünya savaşırken ticaret durmuş aynı zamanda askeri savunma harcamaları artmış.

1954 yılı büyük krizine sebep olan ise kredili ithalat uygulamasıdır.

1958 yılına gelindiğinde 256 milyar doları geçen dış borç için İMF ile masaya oturulur 4 Ağustosta %254 oranında kur ayarlaması yapılır.

Sonraki dönemlerde 1974 petrol krizi ve buna sebep ABD ambargosu devamında meşhur 24 ocak kararları.

Özal, Çiller, Ecevit dönemlerinde yaşananlar ve bugünler.

Aslında tarihimizin en büyük dış borcuyla ve neredeyse iğneden ipliğe ithalata dayalı ve sürdürülebilmesi mucizelere bağlı bir dönemdeyiz.

1TL-1 Dolar hedefi ve gelinen nokta durumun özeti ama bahsetmek istediğim konu şu: Almanya’daki iş hayatını uzun uzun özetlemişti, sonrasında Mahmutlar’a nasıl geldiğinden bahsetti.

Sanırım 2006 yılıydı ve hedeflerini anlattı.

MODER’in başkanıydı bu bakımdan birçok etkinlikte birlikte çalıştık.

“Hedeflediğiniz yerdesiniz Başkan” dedim.

Hatırlamadı.

Anlattım gülerek “Nasıl unutmadın hayret!” dedi.

Yüzlerce insana geçim kapısıydı, her sezon on binlerce kişiyi ağırlar, tarımdan kuru gıdaya önemli bir girdi sağlardı bölgemize.

Talihsiz bir kazada yaşamını yitirdi.

O tarihten beri oteli kapalı ve can damarlarımızdan biri tıkalı.

Merhum Ekrem Er’i rahmetle anıyorum.

Bu sezon otelin açılacağını duydum, dilerim öyle olur.

İnşaat sektörünün en hızlı dönemiydi.

Daha kâğıt üzerinde kapış kapış gidiyordu daireler.

Alman, Norveç, İrlanda kısacası Avrupa’nın yeni keşfi olmuştuk.

Bilinçsiz ve kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıldı adamlar.

Devleti yönetenler hiçbir önlem almadı.

Sanılıyordu ki onlar parayı Bon nehrinden topluyorlar.

Ona rağmen nehir kurudu.

Pazar daraldı ve sektörde birçok firma batıp gitti.

Altyapı ve planlama eksikliği ile ilgili bir çalkalanmaydı.

İşi bilenler kaldı, hata yapanlar yok oldu.

İşi Bilenlerin içindeydi Sevgili İdris Aksu, mütevazi, babacan ve sevecen biriydi.

Muammer Kodal ile birlikte yüzlerce kişiye ekmek kapısı açtılar, turizmin yerlerde olduğu bir dönemde risk alıp güzel bir tesisi turizme kazandırdılar.

Önemli bir kişiydi İdris Aksu.

Muammer Kodal’da öyle, Dilaver Çekiç, Murat Topçu, Kurt Safir ve Cebeci markası çok önemlidir. Okan Şen’in, bu şehre attığı imza önemlidir, Yenisey bir markadır, Alden, Konak bir markadır.

Bu insanları takdir edip başarı dilemek bizlerin boynunun borcudur.

Son dönemlerde iyi çıkış yapan ve daha da yükseleceğine inandığım Hasan Basar, Ergün Yazar, Yılmaz Bağışlar, Abdullah Pişkin gibi isimler, şehrimizin gelecekte ki planlayıcılarıdır. “Zenginleri sevmiyorum “ diyen çok insan tanıdım.

Ben çalan çırpan- hortumlayan zenginleri sevmem ama alın teriyle dolan cüzdana karşı olmak, vicdanımı rahatsız eder.

İdris Aksu’ya Allahtan rahmet diliyorum ve isterimki onun adı Mahmutlar’da bir sokağa veya bir caddeye verilsin.

Onurlandırdığımız her birey onurumuzdur.

 

 

 

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

ZEHİR PANZEHİR
ZEHİR PANZEHİR

Dünya var olduğundan beri üç döngü hiç aralıksız sürüp gidiyor. Doğumlar, ölümler ve acımasız savaşlar. Tarihin derinliklerinden günümüze

TOPLUMSAL BİLİNÇ DÜZEYİMİZ (2)
TOPLUMSAL BİLİNÇ DÜZEYİMİZ (2)

Bir toplumun bilinç düzeyi (seviyesi) denildiği zaman öncelikle sorumluluk duygusunun oluşması, bu olgunun oluşması için de o toplumda yaşanan

VENEDİK, VERONA VE VİCENZA’DAN İZLENİMLER
VENEDİK, VERONA VE VİCENZA’DAN İZLENİMLER

Mart ayının son haftası olan pazar günü Brüksel havaalanından saat 14.30’da hareket ederek saat 16.30’da İtalya’nın Venedik Marco Polo havaalanına