TAKVİM

Paylaş
Tarih : 02 Ocak 2017 - 13:36
Sudi ÇANDIR

sudiTakvimdeki son yaprağı koparıp attığım anı hatırladım. Üstünden koskoca bir yıl geçti. Tamı tamına 12 ay, 365 gün.

O son yaprakta uzun uzun düşündüm. Kolay değil 364 günün özetiydi elimdeki son kâğıt parçası.

Takvim yaprakları önemlidir; fal bakarsın, hava durumunu, önemli olayları, doğacak çocuğuna vereceğin isimleri okursun.

Takvimden bir yaprak koparıp atmak öyle yabana atılacak basit bir eylem değildir.

Kopardığın her yaprakla bir günü kapatırsın.

Kendini sorgularsın.

Özlemlerini, hatırlarını, o güne denk gelen mazide kalmış anılarını yâd edersin.

Yenisini büyük bir umutla karşılıyorsan eğer, eksik kalan umutlarını ve beklentilerini aradığındandır.

Takvimden bir yaprak daha koparmak, yorgun argın işten, okuldan ve ya sokaktan çıkıp eve gelmektir.

Takvimden bir yaprak daha koparmak evde olmaktır.

Evinde olamayanlar, evsizler ve evine hiç dönemeyecekler gelir aklına.

Takvimler göz ucumuzun kum saati gibidir biz; çoğalanı yaşar, azalandan yaşamadıklarımızı, olamayanlarımızın olurluğunu bekleriz.

Takvimden bir yaprak koparırsın ilkbahar gelir.

Takvimden bir yaprak koparırsın bayram gelir.

Gün gelir bir devlet büyüğünün ölümünü, gün gelir bir sevdiğinin doğum gününü bulursun.

Bir yaprak koparırsın yaz gelir.

Kısa kısa maniler okursun kopardığın yapraklardan.

Azıcık tarih, birazcık coğrafya öğretmenidir.

Bazen ne pişireceğini sorarsın, söyler.

Bir ağacın yaprakları gibidir takvimler.

Eylüle dair sayfalar tükendiğinde sararır ve düşer ulu çınarın da yaprakları.

Hüzünlüdür takvimler, bugün “10 Kasım” yazan sayfada milyonlar gözyaşı döker.

İdeolojiktir takvimler.

Sağcıdır, solcudur, liboştur ama hoştur.

Hafızamızdır.

Nasrettin Hoca’dır.

Fıkradır, hikâyedir, masaldır sonunu sonraki sayfalarda aradığımız romandır.

Kocaman bir takoz gibi duvara asılı hali gençlik gibidir.

Hiç bitmeyecek sanırız.

Ta ki o son yaprağa gelene dek.

Şöyle göz ucumla baktım duvarımdaki takvime.

Koskoca bir yıl acılarla, umutlarla ve hep “yarın iyi olacak” dileklerimle tükenmiş.

Olsun, ben yenisini asıp duvarıma yeni yeni umutlara, barışa ve huzura ve dostluğa ve kardeşliğe dilek tuttum.

Bir yıl sonra da yazabilmek, sizlere ulaşabilmek sevenlerimle ve sevmeyenlerimle yeni bir yılı karşılamak umuduyla “merhaba” dedim ilk yaprağı koparırken.

Merhaba.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

ARTIK MOLA
ARTIK MOLA

Sanıyorum 2005 yılının sonlarıydı, sanatsal çalışmalarımdan dolayı Alanya basınında “Çöpe Hayat veren Adam” başlığıyla bir haberim

CAHİLLİK ÜZERİNE…(2)
CAHİLLİK ÜZERİNE…(2)

Öyle özlü sözler var ki bu sözler bir deneyimin, zengin bir yaşamın inbiğinden süzülmüş ya da derin bir gözlem gücüne yaslanarak ortaya

BAKIN HELE KİM GELMİŞ
BAKIN HELE KİM GELMİŞ

24 haziran seçimlerinin baş aktörü olarak öne çıkanların başında hiç kuşku yok ki pazar ve pahalılık gelmiştir. Amerikan mahkemesi 1893