TAMAM MI, DEVAM MI?

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » TAMAM MI, DEVAM MI?
Paylaş
Tarih : 15 Mayıs 2018 - 10:02
Sudi ÇANDIR

24 Haziran seçimlerinin iki popüler başlığı.

Tamam mı, Devam mı?

Muhalefetin “Tamam” çığlıkları iktidarın “Devam” sesleriyle karşılık buldu.

Peki, neden tamam, neden devam?

Önce muhalefetin “Tamam” gerekçelerinin altını dolduracak ve bu günlerde en çok konuştuğumuz ve yüksek sesle konuşacağımız başlıklara bakalım.

  1. Ekonomi, 2.Adalet, 3.Huzur.

Ekonomi; Bu yaşıma kadar şahit olup sayısını bilmediğim onlarca seçimde duyup bir türlü düzeltilemeyen ana problemimiz. Türkiye’deki hemen her iktidar değişikliğinin ana temasıdır ‘para’ o olmadan hiçbir şey olmuyor.

Ecevit, Demirel, Özal, Çiller iktidarları hep ekonomik krizlerden dolayı yıkılmıştır. Şuan önümüzdeki tablo 1980 öncesinden daha ağırdır. 500 Milyar doları aşan dışa borç ve dış borçlanmadaki çılgın faizler ülkemizin elini kolunu bağlamış durumdadır.

Sırf bu yıl için ödenecek dış borç tutarı 102 milyar dolar civarındadır.

Dış ticaret açığı ise tarihimizin en yüksek seviyesinde seyretmektedir. Tarımda dışa bağımlılık, yükselen döviz kurları ve hayat pahalılığı iktidarın en başarısız olduğu ve canını en çok yakacak başlık olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar tüm bunlara sebep olan etkenleri ise üretim amaçlı yapılmayan harcamalar olarak açıklıyorlar. Kamunun küçülmesi adına (yabancıya) yapılan özelleştirmeler ve ardından başlayan yüksek kar transferlerinin ileriki tarihlerde daha çok baş ağrıtacağının altını çiziyorlar. Kısacası iktidarın ekonomi karnesi hiçte parlak görünmüyor.

Adalet; Bu başlıkta da maalesef iyimser olmamak gerektiğini düşünüyorum. Son 10 yıldır adalet sisteminde yerinden oynatılmadık taş kalmadı. Uzun tutukluluklar, geç yargılamalar ve ardından gelen ‘Pardon’ Cumhurbaşkanının bile yeni dönemde daha adil ‘adalet’ vurgusu, eski dönemde bunun sağlanamamış olduğunun bir itirafıdır. İktidarın Adalet karnesi hiçte parlak görünmüyor.

Huzur: İnsanların karpuz gibi ortadan ikiye bölündüğü, eş dost- hısım akraba gibi erdemlerimizin siyasi hırslara kurban edildiği bir dönemi yaşıyoruz. İki tarafta birbirlerinden adeta nefret ediyor.

12 Eylül öncesi sağ- sol tartışmalarının bir başka versiyonu yaşanıyor.

Kısacası ülkemizde bu anlamda huzur yok ve biran evvel bunun sağlanması lazım.

İktidarın cepheleştirerek hep iktidarda kalma taktiği siyaseten yıldızlı pekiyi, ama ülkenin selameti, birlik ve beraberliğimiz açısından hiçte parlak görünmüyor.

Bunlar muhalefetin “Tamam” gerekçeleri.

Gelelim iktidarın “Devam” gerekçelerine.

En çok işlenen başlık “Milli güvenlik sorunu” yani bu günlerde iktidar kanadının tüm propagandaları ‘Vatan Millet’ gibi hepimizin hassas olduğu bir başlıkta sürdürülecek. Referandumda sıkça dile getirilen “Bize oy veren vatansever, vermeyen bölücü hain” nitelemeleri. Dilerim bu yapılmaz.

Çünkü vatanseverlikte hiçbir partinin diğerine vereceği öğüt yoktur.

Bu ülkede yaşayan herkes vatanını sever ve korur.

Peki, milli güvenlik sorunumuz var mı?

Elbette var, özellikle yanlış Suriye politikasıyla içine çekildiğimiz Ortadoğu bataklığı, önümüzde ki dönemde kim iktidar olursa olsun bayağı bir hırpalayacak gibi görünüyor.

2007 yılına kadar ki AKP politikalarını eleştirmek vicdanımı yaralar, çünkü çok güzel icraatlar yapıldı, yüzü Avrupa’ya dönük, yatırım yapan ve toplumsal feryatlara duyarlı bir yönetim şekli uygulandı.

Sonra ki dönemde neler oldu, neden bir eksen kayması yaşandı?

Bilemiyorum ama günceli konuşacaksak eğer, iktidar en zayıf yerinden vurulacak gibi görünüyor.

Çünkü bizde cüzdan ve vicdan muhasebesini hep cüzdan kazanmıştır.

 

 

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

KUMRULARI İZLEDİM
KUMRULARI İZLEDİM

Ne güzel şarkıdır “Kumruları dinledim susuverdiler” birde Emel Sayın’ın sesinden olunca. Romantik ve duygusal bir milletiz vesselam. Kargalar

NEDEN YALAN SÖYLERİZ? (3)
NEDEN YALAN SÖYLERİZ? (3)

Yalan kelimesi, aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenmiş bir söz olarak tanımlanır. Bu kelime çeşitli deyimlerde kullanılır. Örneğin; Yalan

EY TÜRK GENÇLİĞİ!
EY TÜRK GENÇLİĞİ!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.