sudi29 Ekim 1923 yılında cumhuriyet olarak kuruldu. Kamuya dayalı kalkınma sistemi sayesinde kısa sürede sanayileşti.
Öyle ki cumhuriyetin ilanından sonraki 10 yıl sanayileşme rekorları kırıldı ve dünyada en hızlı kalkınan ülke olarak tarihe geçti.
Sonraki dönemlerde her gelen iktidarlar iyi ya da kötü bu gelişmeye katkıda bulundular. Buhranlı yıllarımız da oldu, mutlu yıllarımız da.
Defalarca tökezleyip tekrardan ayağa kalkmayı başarabildik.
Ülke sıkıntıya düştüğünde aile bağları devreye girdi.
Tokat’ta, Rize’de yaşayan baba İstanbul’da yaşayan evladına destek oldu.
Krizlerde oldu ama para tükenmedi sadece el değiştirdi.
Faizlerin yüzdelerde yüzler olduğu dönemleri bile fırsata çevirmeyi başardık.
Kamuyu küçültün baskılarının yapıldığı dönemlerde kısmen şirketleşen kurumlarımız oldu. Kamuda ilk şirketleşen kurumlar Bit’lerdir. (Belediye İktisadi Teşekkülleri) Bit’i denetim dışı kalmak isteyen belediye başkanları uydurmuştur.
Şirketleşen belediyelerin neredeyse tamamı borç batağında çırpınmaktadır.
Örneğin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin borcu Somali devletinin bütçesinden fazladır. Sayın Arınç tam da bu yaraya parmak basmıştır. Bunu ben söyleyince önemi yok ama başbakan yardımcısı diyorsa savcıların avcı pozisyonuna geçmesi gerekirdi ama biz yine de “Paralel” deyip işi uzatmayalım.
2000 yıllarından itibaren baş gösteren şirketleşme furyası günümüze kadar çılgınca uygulandı. En son olarak özelleştirme idaresi başkanlığı özelleşti de şimdilik kurtulduk.
Devletin tüm kurumları şirketleşti. Bunu büyük bir özveriyle gerçekleştiren şahsa “muhtar bile olamaz” diyenler bugün o ismi TAŞ’ın (Türkiye Anonim Şirketinin) başında görünce ne bozuluyorlardır kim bilir?
TAŞ’ın durumu iktidara ve destekçilerine göre muhteşem yüzyılını yaşarken, bizim gibi muhaliflere göre ise konkordato yolunda ilerliyor.
Buradaki en büyük eleştirimiz gelirlerin şirket çalışanları arasında eşit olarak paylaştırılmamasınadır.
Özellikle temsil ve ağırlama bütçesinin fazla oluşu, sade bir devlet iken o zatın dile getirdiği “Lojmanları kapatacağız, makam araçlarını satacağız, devlet kendi harcamalarında tasarruf edecek” sözleri unutulmuş ve 1000 odalı saraylar inşa edilmiştir. 2002 yılından beri girdiği tüm seçimleri farklı repliklerle kazanan AKP önce mağduriyeti sonra sırasıyla darbeyi, Ergenekon’u, balyozu son olarak paraleli millete ezberleterek başarılı olmuştur.
2015 seçimlerinin ana teması ve en önemli repliği başkanlık sistemi olacaktır. Bu sistemin ülkeye dar geldiği sıklıkla ifade ediliyor.
“Bu gömlek artık bize dar geliyor” diye bağırıyor şirket müdürü. Çünkü korkuyorlar. O gömlek bir patlarsa yer yerinden oynayacak biliyorlar. Hem gömleğin patlaması ayakkabı kutularının patlamasına da benzemez.