Evimin en çok sevdiğim bölümü balkonudur, yazın bunaltıcı sıcağında hep imdadıma yetişmiştir.

Adı üstünde bal kon.

Bahçede en çok yeri ise yüzme havuzu kaplıyor.

Sezon boyunca yerli yabancı bir dolu insan sıcakta serinleyip, güneşte bronzlaşıyor.

Yediden yetmişe bir çok insanı gözlemledim.

Bizim insanımızın elinde akıllı telefon, canlı yayınlar ve selfiler dışında bir icraat göremedim. Avrupalı dostlar ise yüzmek dışında o şezlonglara uzandıkları an ellerinde kitap saatlerce okuyorlar.

Hani hep “Avrupa bizi kıskanıyor” diyorlar ya, bense hep onları kıskanıyorum ve anlıyorum ki o zenginliğin ve kalkınmışlığın, ta Norveç’ten, Danimarka’dan çıkıp buraya gelen emeklinin temelinde kültür var, bilgi var, olanları ve olacakları okuma öngörüsü var.

Birde bizi irdeleyelim:

Bir TV kanalı vatandaşla röportaj yapıyor ve soruyor: Albert Einstein Türkiye’de yatırım yapacakmış, ne gibi şeyler istersiniz?

Vatandaş isteklerini sıralıyor ve acı olan bir tane insan çıkıp itiraz etmiyor.

Bir başka soru: Dört halifeyi sayar mısınız?

Vatandaşların cevabı arasında dört halife dışında Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Müslüm Gürses dahil kimler yok ki?

Sonra başka bir soru: Yerçekimi kanunu anayasadan çıkarılacak bununla ilgili neler düşünüyorsunuz?

Duymadığını ama böyle bir şey var ise “kaldırılsın” diyeni mi, “Erdoğan en iyisini bilir” diyeni mi, “Devlet en iyisini bilir, böyle bir hükümet nerde bulursun ki?” diyeni mi ararsın, “Devlete karşı boynumuz kıldan ince” diyeni mi?

Başka bir soru: Amerika kıtası hangi kıtada yer alıyor?

Cevap: Afrika kıtasında.

Soru, Cihad deyince aklınıza ne geliyor?

Cevap, Erotizm.

Soru, Çocuklarınız okula gitmeden bilgisayar üzerinden eğitim alabilirler mi?

Cevap: Öyle olur mu? Önce laboratuvara girecekler, öyle karambole sucuk olur mu? Bizim sucuklarımız öyledir Afyon sucukları.

Soru: Kadınlar mı daha zekidir, erkekler mi?

Cevap: Kadınlar daha çok şey yapıyorlar ama Allah tüm Müslümanların yardımcısı olsun, Allah kafirlerin belasını versin.

Soru: Metin Külünk Erdoğan’a Gazi unvanı verilsin diye teklifte bulundu, sizce verilmeli mi?” Cevap: Anlamıyorum ki, 500 kontörlü telefon mu?

Soru: Libya’nın nerede olduğunu biliyor musunuz?

Cevap: Orta Asya’da, Marmaris’in karşısında, Türkiye’nin kuzeyinde.

Sorular ve cevaplar böyle sürüp gidiyor.

İşin en üzücü tarafı ise insanlarımız maalesef her şeyden bihaber yaşıyor. Hiçbir meseleye özüne inerek, bilerek ve sorgulayarak yaklaşmıyor. Hayat pahalılığını dolara bağlamanın altında yatan gerçeğin “Üretmemek” olduğundan habersiziz. Bir başkasının parasına muhtaç olmanın altında yatan sebebin “Fakirlik” olduğundan da öyle. Herkesi kastetmiyorum, haddim değil ama ilkokul ikinci sınıf seviyesinde bir yaklaşım içindeyiz.

Yani; iyi not alınca biz, kötü not alınca öğretmen vermiş oluyor.