Ekonomimiz alaturka, liberalizmimiz arabesk, sermayemiz nazlı, iş adamımız  narindir.Ekonomide serbest,  siyasette grekoromen  güreşiriz. Ama hep tuş oluruz.
Uçan kuşa borcumuz var, uçmayana hıncımız ….
Devrim yasak, evrim sakıncalı, döneklik yararlıdır, az gelişmiş demokrasiler de…
Bu görüşler 24 Ocak 1993 tarihinde bir suikast sonucu aramızdan ayrılan araştırmacı gazeteci yazar Uğur Mumcu’ya aittir.
Aradan geçen 20 yıl içinde Uğur Mumcu için her yıl düzenlenen Adalet ve Demokrasi haftasın da  O’nun  bu günlere ışık tutacak fikirlerinin yeniden ele alınıp toplumun bilgilendirilmesi konusun da  yurt çapında çeşitli etkinlikler düzenlenerek anılmaktadır.
Uğur Mumcu;tüm yaşamı boyunca kendisi ile aynı ideolojiyi, aynı düşünce biçimini, paylaşsın paylaşmasın çalışmalarını izleyen herkes tarafından  gerek çalışma yöntemleri ; gerekse belgelere dayalı ve sağlam temellere oturan iddaaları ve ilkeleri oluşuyla tanındı.
İlk gençlik dönemlerinden ölene kadar Atatürk’çü çizgisinden asla ödün vermedi.
Ödünsüz bir kavga adamı; çoşkulu bir hatip; “bilgi sahibi olmayan , fikir sahibi de olamaz” diyecek kadar  bilime, doğruya ve gerçeğe bağlı usta bir gazeteciydi.
Öldürülüşünün 20. yılın da yazdığı her yazı bugünlere ışık tutacak nitelikteydi.
Örneğin; şu anda gündem de olan Kürt konusunu ele alalım.
Bu konuyu Uğur Mumcu 30 sene öncede dile getirmişti.
Hatta 1992 yılında yazdığı Yeni Dünya Düzeni adlıu bir makalesin de bu konuyu açıklıyordu.
“Birinci Dünya Savaşı öncesinde Ortadoğu’nun  sınırları, Batılı hükümetlerce kum üzerinde cetvelle çizilmişti.
Kurulan Arap Devletleri ve petrol şeyhlikleri, bu  emperyalist diplomasi aracılığıyla Batıya bağlanmıştı.
Emperyalizm’in Ortadoğu siyasetinin kilit taşlarından  biri  Sevr anlaşmasıydı. Ulusal Kurtuluş Savaşı, Sevr anlaşmasını yırtıp atarak emperyalizmin Ortadoğu planını bozdu.
Sevr anlaşması, Kürtlere batı mandasın da özerklik veriyordu.İngiltere  bu yolla Musul ve Kerkük petrollerine el koymayı amaçlıyordu.
İkinci Dünya Savaşının yarattığı yeni dengeler bölgede İngilterenin yerini ABD almıştı”
İşte Ortadoğu petrol kaynaklarını miktar olarak en fazla ve verim olarakta  en kaliteli rezervine sahip bölgelerden biri olan Musul ve Kerkük bölgesi 1920’ler de İngiltere’yi  İkinci Dünya Savaşın dan sonra da ABD’yi ilgilendirdiğini çeşitli makalelerin de açıklıyordu.
Uğur Mumcu, yazar ve gazeteci olarak doğruları yazmayı ilke edinmişti. Medya da kimi gazeteci ve yazarların yeterince araştırma yapılmadan, kolaycılığa kaçarak  haber ve yazılar yazdığını görüyordu.
O’nun amacı  toplumu bilinmeyen konular da bilgilendirmekti.
Hatta bu konuların açıklanması hakkın da toplumla iç içeydi.
Sürekli toplantılara katılıp toplumu bilinçlendiriyordu.
Uğur Mumcu idealistti. Atatür’ün İlke ve Devrimlerine yürekten bağlıydı ve ödün vermeden bu görüşünü savunuyordu.
Ama menfur bir suikast sonucu onu aramız dan ayırdı.
Uğur Mumcu’yu ölümünün 20. yılında saygıyla anıyoruz…