sudiYaklaşık 12 yıldan beri yaşadığım Mahmutlar’ın tüm caddelerini, sokaklarını ezbere bilirim, çünkü tüm beldeyi haftada en az bir kez dolaşırım.
İlk yerleştiğim yıldan bugüne müthiş bir değişim yaşadı beldemiz.
“Beldemiz” diyorum zira 40 binleri aşan Mahmutlar’ın mahalleye dönüştürülmesini içine hiç sindirememiş biriyim.
Benim gibi düşünen binlerce insan olduğunu biliyorum.
Büyükşehir adıyla büyüdük mü, küçüldük mü?
Sorularını sıkça sorar ve kendimce değil, insanlarla konuşarak cevap ararım.
Belediyemiz kapatıldıktan sonra çok şey değişti bunları çok yakından gözlemleyebiliyorum. Belediyesiz ilk belediye seçimlerinden sonra başlayan büyükşehir ve ilçe belediyesi arasında ki yarış ise sadece 1 yıl sürdü.
Şehrin en büyük caddesinde onlarca işçi çiçek diker, sokağa atılan bir izmarit bile birkaç dakika sonra toplanırdı.
Sanırım bu “Belediyelerin kapatılmasına olan tepkiyi “dindirmek içindi.
Mahmutlar Belediyesinin kapatılmasının üzerinden tam 4 yıl geçti.
Rutin hizmetler ağır aksakta olsa devam ettirildi ama yerel yönetimlerin verdiği ruh ve sahiplenme enerjisi maalesef hiç yakalanamadı.
Bu 4 yıllık zaman zarfında kültür, sanat ve tanıtım anlamında tek bir etkinlik dahi yapılmadı, yabancıya en çok konut satışının yapıldığı beldemizin iki belediyeye de katkıları yadsınamazken bunun karşılığını yeterince aldığımızı söylemek mümkün olmadı.
Daha güçlü yerel yönetim iddiası, daha güçsüz ve iddiasız bir uygulamayı getirdi. Yapılan hizmetler yok mu?
Elbette var ama Mahmutlar Belediyesinin yıllık 18-20 milyon TL bütçesi vardı, Büyükşehir ya da Alanya Belediyesi bir yıllık bütçemizin yarısı kadar bile yatırım yapmadı bu geçen 4 yıl zarfında.
Eğer yatırım inci gibi caddelere nakşedilen taşların bakımını yapmak yerine söküp asfalt dökmekse, eyvallah.
İki park ve refüjlere çiçekse, eyvallah.
Hatırlayalım, kültür ve sanat festivallerimiz vardı ama şimdi yok.
Gökbel’de yağlı güreş geleneği devam ediyor (Elbette etmelidir) ama yüzlerce ilçeden büyük Mahmutlar’da tek bir etkinlik yok.
Cebel-i Reis’e yapılan yamaç paraşütü merkezinin 4 yıldan beri atıl vaziyette kaderine terk edilmesi, Mahmutlar’a verilen değerin vesikasıdır.
“Efendim Valilik izin vermiyor”
Peki neden?
Irmaklara, bir karış akarsuyun üzerine yapılacak HES’ler için ÇED raporuna bile gerek duyulmuyor da, Mahmutlar Yamaç Paraşütü Merkezi mi sıkıntı yaratıyor?
Ormanların içine açılan taş ocakları yaban hayatını engellemiyor, patlatılan binlerce dinamit o hayvanları korkutmuyor da, gökyüzünden bir turna gibi süzülen paraşüt mü ürkütüp, korkutuyor?
40 yıl önce küçük bir köy olan Mahmutlar, belediye kurulduktan sonra büyük bir kent durumuna gelmişti.
40 yıllık sürede kendi kendini yöneten Mahmutlar şimdi bir çıkış yolu arıyor.
İlçe çalışmalarımız sırasında hangi duvara tosladığımızı bu çalışmaya emek verenler çok iyi biliyorlar.
İktidara güç katan siyasi kimliklerin bizleri o dönem sahipsiz ve yapayalnız bırakmış olması ise hep içimi yaralamış ve hemşerilik duygusunun bu kadar önemli bir davada unutulmasına hayıflanmışımdır?
Yerel seçimlere 1 yıl kala sokakta, kahvede, dost sohbetlerinde konuşulan konu şu “Kim aday olur, kim kazanır?” Mahmutlar’dan Belediye Başkanlığı için bir aday çıkar mı bilemiyorum ama Meclis Üyeliği için şimdiden kulisler başladı.
Bu memnuniyet verici bir durum çünkü Mahmutlar yönetime ne kadar çok üye yerleştirirse o kadar ağırlığı olur.
Bu her parti için geçerli, hatta başkanlık için ayrı Meclis Üyeliği için ayrı tercihler bile yapabiliriz parti gözetmeden ama seçileceklerin çok aktif olması şartıyla.