YÖNETİLEN YÖNETENDEN GEÇER

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » YÖNETİLEN YÖNETENDEN GEÇER
Paylaş
Tarih : 02 Ocak 2018 - 9:15
Filiz Aldemir

Yazılarımı yazarken daha çok insanın kendini tanıması ve insan psikolojisi üzerine yazıyorum.

Tüm kutsal kitaplarda ve tüm kadim öğretilerde, insanın kendini tanımasından bahseder.

İnsanın kendini tanıması ve bilmesi önemlidir!

Çünkü, insanın varlığı, varoluşa hizmeti oturduğu bölgeden, yaptığı hizmetten anlaşılır.

Bir bölgenin yöneticisi o bölgenin tohumudur. Tohum nasılsa ürün de öyledir.

Bir bölgede kurtlar kuşlar açlıktan, susuzluktan ölüyorsa, o bölgede hizmet eksiktir, yarımdır.

Zenginiyle, fakiriyle, kurduyla, kuşuyla, kedisiyle, köpeğiyle bir bütündür yaşam.

Geçen yıl internette bir telefon görüşmesi yayınlandı durdu. Manidar geldi bana.

Yaşlı amca bulunduğu bölgenin belediyesini arar;

“Oğlum sabahları namaz için camiye gidiyoruz. Ama köpeklerden rahatsız oluyoruz. Şu köpekleri öldürün ya da ortadan kaldırın, bir şeyler yapın.” der

Belediye yetkilisi ise, “Amcacım o köpekleri kısırlaştırdık, rahat olun.” der

Amca cevap verir; “ Oğlum, köpekler bize tecavüz etmiyor, yolumuzu kesiyor.”

Yurdum insanı işte. Sevap işlemeye namaza giderken, bir cana sahip olan köpek gözüne batar.

Hepimiz can’ız..

Bitkisiyle, hayvanıyla, insanıyla, taşıyla, toprağıyla..

Bilinç ve akıl burada sadece insana bahşedilmiş.

Korumak ve kollamakta insana yakışır.

O zaman varlığın, varoluşun anlamı anlamlı olur.

Yoksa kendi içimizde, eksikliğimizi tamamlamak için aranır dururuz.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

MAHMUTLAR’DA APARTMAN TOPLANTILARINDA DENETİM SORUNU
MAHMUTLAR’DA APARTMAN TOPLANTILARINDA DENETİM SORUNU

Mahmutlar’da konut sahibi olan kat malikleri yılda bir kez olağan genel kurul toplantısı yaparlar. Yaptıkları bu toplantıdan bir önceki döneme

ARTIK MOLA
ARTIK MOLA

Sanıyorum 2005 yılının sonlarıydı, sanatsal çalışmalarımdan dolayı Alanya basınında “Çöpe Hayat veren Adam” başlığıyla bir haberim

CAHİLLİK ÜZERİNE…(2)
CAHİLLİK ÜZERİNE…(2)

Öyle özlü sözler var ki bu sözler bir deneyimin, zengin bir yaşamın inbiğinden süzülmüş ya da derin bir gözlem gücüne yaslanarak ortaya