Ülkelerin tarihinde dönüm noktaları vardır. Her ülke o ülkeyi yöneten kurumların emanetindedir..
Siyasi iktidarların en büyük görevi devletin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü korumak ve dış tehditlere karşı önlem almaktır.
1974 yılında Kıbrıs çıkarmasının emrini veren rahmetli Bülent Ecevit ve yine toprağı bol olsun Sayın Erbakan cumhuriyet tarihimizin son savaşına gözlerini kırpmadan evet dediler. Bugün Kıbrıs’ta hala egemenlik haklarımız varsa ve oradaki soydaşlarımız huzur içinde yaşıyorlarsa bunu o dönemin iktidar sahiplerine borçluyuz. Devrin başbakanı Tansu Çiller. Kıbrıs kadar önemli bir karardı Ege Denizi’nde, Kardak krizinden dolayı Yunanistan ile savaşa kalkışmak.
Yunanistan Ege’yi tamamen Yunan Gölü haline getirmek maksadıyla Kardak kayalıklarına Yunan bayrağı çekmişti.
Çiller, Türkiye’nin gücünü, oraya asker çıkartarak göstermiş ve tarihe,”o bayrak inecek o asker gidecek” sözleriyle geçmiştir.
2004 yılından beri Egedeki Didim’e 5,9 mil uzaklıktaki Bulamaç ile 9 mil uzaklıktaki Eşek adaları Yunanlıların işgali altında olduğu halde nedense bizden tık yok!
İran Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacizade, İran’a karşı olası saldırıda ilk önce Kürecik’te ki  NATO  füze kalkanı sistemini hedef alacaklarını bildirdi. 
İranlı komutan, “Biz kendimizi hazırlamışız ve eğer İran’a karşı bir saldırı oluşursa ilk olarak Türkiye’deki füze kalkanı sistemlerini vuracağız ve daha sonra diğer hedeflere yöneleceğiz” diye konuştu.
Bizden yine tık yok..!
Günümüzde Siyonist rejim İsrail’in işlerini ABD adına, ABD ise işlerini Nato örtüsü altında yürütmektedir. Buna rağmen Türk halkı bilinçlidir ve biz inanıyoruz ki bu akıllı millet bu komployu önleyecektir. Müslüman Türk halkı, zamanı geldiğinde bu sistemi paramparça edecek. Sözleri de aynı bakana ait.
Şimdi sen komşunu tehdit eden bir eyleme kendi evinde izin verirsen, ev halkının yaşayacağı tehlikeyi de göze almışsın demektir.
İran’ın ABD ya da İsrail tarafından işgal edilmesinin Türkiye’ye ne faydası olacak bir türlü anlamış değilim.
Ama yinede İran’lı bir bakanın açıkça ülkemizi tehdit etmesinden rahatsız oldum. Davutoğlu’nun cılız bir açıklamasının dışında bu tehdide verilmiş tek satır bir açıklamanın olmaması da düşündürücüdür.
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, ABD ile Avrupa’ya kurulacak füze savunma sisteminde anlaşma sağlayamamaları durumunda Türkiye’deki kalkanı hedef alabilecekleri uyarısı yaptı. 
Bizden yine tık yok.
İsrail’in Marmara gemisinde katlettiği vatandaşlarımız için özür bekliyoruz.
İsrail’den tık yok.!
 “Rumların adanın tek sahibi gibi davranmalarının önüne geçilmelidir. Aksi takdirde biz de gereğini yapacağız” dendi.
Atı alan Üsküdar’ı geçti. Biz de tık yok.
Cumhuriyetin kuruluşundan beri dış politikamızda hiç bu kadar taviz vermemiştik.
Yine kuruluşundan beri birçok kere ekonomik kriz yaşamasına rağmen, konu dış tehdit olduğunda kimseye sessiz kalmayan ve boyun eğmeyen ülkemiz. Ekonomide “Dünya lideri” olduğundan dolayımı bu kadar pasif anlamış değilim.!!
 Türkiye ateşle oynuyor. Birileri ellerini yakmamak için bizi maşa olarak kullanıyor.
ABD ve İsrail’e yaranmak için hangi vicdan sahibi Müslüman kardeşine silah sıkar anlamış değilim.

Önceki İçerikNEDEN YALAN SÖYLERİZ?
Sonraki İçerikAMAT AĞA PARA GELDİ, MEDENİYETİ BEKLİYORUZ!…