(20) yıl önce bilim adamlarının söyledikleri ne yazık ki gerekli ilgi ve önemi göremedi ve artık dünya yeter artık diyor. Felaketlerin ilk sinyalleri son bir, kaç yıldır bütün dünyada izleniyor. Aşırı yağmurlar, sıcaklar, seller, kasırgalar, deprem ve toprak kaymaları sıklaştı. Büyük mal ve can kayıpları oluyor. Bütün bunlara sebep değişen iklim şartları.  Peki buna sebep olan ne? Bütün dünyamızın tabakalarından en önemlisi olan ozon tabakasına büyük zararlar veriyoruz. Ozon, dünyamızı güneş ışınlarından, ısıdan, koruyan tek tabaka, o olmazsa dünyamız kavrulur. İşte bilim adamları ve sivil toplum kuruluşları bas, bas buna bağırıyor. Ozon tabakasındaki delik durmadan büyüyor, büyüdükçe dünya daha bir ısınıyor, ısınan hava kutuplardaki (2.5km)  kalınlığında ki buzları eritiyor. Eriyen tatlı su okyanuslarda ki tuzlu suya karışıyor, tatlı su yoğunluk farkı nedeniyle üstte kalıyor ve hemen buharlaşıp havaya karışıyor. Bu nem yoğunluğu havadaki dengeyi bozuyor. Yağışlar, fırtınalar artıyor, şiddetleniyor. Dünya kabuğu da bundan etkileniyor, depremler, toprak kaymaları çoğalıyor. Peki insanoğlu ne yapıyor; yaşantısından hiç ödün vermeden devam ediyor, ülkeler arası çıkar savaşları aynı şiddetle sürüyor. Nedir bu OZON’a zarar veren çıkarlar; ne önlemler alındı;
 –         Ülkeler bir araya geldi, sanayide kullanılan gazların en aza indirilmesi için ki, bunların başında karbon ve bunun gazları geliyor ve bunlar OZON’a en çok zararı veriyor. Anlaşmaya her ülke imza koydu ama Amerika, Çin, Japonya yıllardır bunu imzalamadı. Çünkü bu gazları en çok üretip dünyaya satan onlar.
 –         Havada ses hızını aşarak giden uçak, roket vs OZON’u yok ediyor. Bunlarda azalma yok. Daha çok roket uzaya gidiyor. Üstüne üstlük ses hızını misli misli aşan dev golcu uçakları yapımına hız verildi.
 –         Ağaçlar dünyamızın akciğeri. Sayılı büyüklükteki ormanlar kesilip yok ediliyor. Hemde eskisinden hızlı, yananlarda cabası. Ne acıdır ki ve ne ders vericidir ki akciğer kanserinden ölen insan sayısında büyük artışlar var.
 Ülkemizde çevre kirliliğine gerekli önem veriliyor mu… Kontroller, yasalar, cezalar yeterli oluyor mu… Biraz da kişisel gayret bizden gelse diyorum. Küçük kıyametlerin eli kulağında…
BİZ İNSANLAR İÇİN CAMİLER YÜCE ALLAH’IN KUTSAL EVİ. DÜNYADA O’NUN YARATTIĞI BAHÇE VE BİZE EMANETTİR. O’NU SAYGI VE SEVGİ İLE KORUMALIYIZ.

Önceki İçerikPROPAGANDANIN YAPILACAK REFERANDUMA ETKİSİ-Ender Karaca
Sonraki İçerikTESADÜFEN DEMOKRASİ-Sudi Çandır