Bireysel yetenekleri ile kendini çekip çeviremeyen insanlar bir yerlere ait olma duygusuyla hareket ederler.

Bu davranış biçiminde olan insanlar çoğunlukla haklı olan tarafı değil, güçlü olan tarafı tercih ederler.

Atalarımız da bunu şu sözle özetlemiş “Fakirin başucunda olmaktansa zenginin ayakucunda olmak daha evladır” Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine, çok partili sistemin dününden bu gününe çarkıfelek gibi dönmüştür insanlar.

Menderes için kardeşine küsenlerin hiçbirisi ne yazık ki idam edildiğinde aykırı bir ses çıkarmamış..

Demirel’in peşinden “Baba baba” diye bağıranlardan hiç eser kalmadı. “Karaoğlan” resimleri birer birer indi.

Özal’ı evliya ilan edenlerin kaçı gidip mezarına bir Fatiha okumuştur?

Güç merkezi değiştikçe tercihler de değişir..

Kendini ezik ve korunmaya muhtaç hisseden biri için en korunaklı çatıdır siyasi partiler.

1982 Anayasasına “Evet” diyerek Kenan Evren’e Bergen’in “Seni sevmeyen ölsün” şarkıları söyleyen ahali sonraki yıllarda yargılanması için ter döktü.

Değişkendir bizim insanımız, siyasiler de bunun farkındadır. İktidardan düşünce gözden gönülden düşeceklerini bilirler.

Üst üste 10 kez gol kralı olup bir maçta penaltı kaçıran futbolcu da farkındadır yediği küfürlerin.

Bizim insanımız demokrasi filan pek takmaz, gönlüne bir şekilde girdin mi bırak canını yakmayı, canını çıkarsan kolay kolay vazgeçmez.

Aldatılmış olma duygusunun itirafı daha can yakıcıdır onlara göre, hele siyasetin bu kadar sert yapıldığı bir platformda kinlendiği insanı haklı çıkaracak bir dönüş, onun için ölüm gibidir. Elbette bir değişim ve dönüşüm olur ama yavaş yavaş. Sabırlı olacaksın.

Tıpkı eski Türkiye ve yeni Türkiye kıyaslamasıyla verilen bilinçaltı mesajlarda olduğu gibi. Okumuş, işini iyi bilen ama kuralcı bürokratların gözlük altından küçümseyerek attıkları bakışlar, halk tarafından uzun yıllar aydın despotizmi olarak algılandı.

Nüfus memurunun, Kaymakamın, Jandarmanın, bankada kasiyerin bile karşısında esas duruş sergileyen insanlara mevcut iktidar ilaç gibi geldi.

Bu sistemi, vatandaşın vergileriyle vatandaşa posta koyan, karşısında el pençe divan durduranlar yarattı.

Sokak röportajlarında “Ekonomi CHP yüzünden böyle” diyenler CHP nezdinde tüm geçmişten intikam alıyorlar.

Şimdilere aydın despotizmi bitti ancak cahil despotizmi başladı.

Konulardan uzak, meselelere yabancı, güce tapan, “haklı mı?” diye sormayan, devlet dairelerinde ise disiplinsiz, işine yabancı başka bir kitle yaratıldı.

Bana bir şey olmaz diyen insanlar, 40’lı yıllarda CHP’li 50’li yıllarda Demirgıratlı bugünlerde Ak partililiğe sığınıyor.

Sistemle oynandıkça sistemsizlik sistem olmaya başladı.

Bana bir şey olmasın diye tercih yapanlara bir şey olmuyor ama olan memlekete oluyor. Yıllarca olduğu gibi.

 

Önceki İçerikYarının ustalarına ziyaret.
Sonraki İçerikŞAHİN, YURT SORUNUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ SIRALADI