Tüm dünya büyük bir salgının pençesinde, aşı bulunana dek bu dalga dalga sürecek gibi görünüyor.

Salgının iki ayağı var, hasta olan ve tedavi eden.

Hastalanmamanın yolu net; kurallara harfiyen uyacaksın, gerekli hallerde maskeni takacaksın, sarılıp öpüşmeyecek hatta tokalaşmayacak ve hijyene dikkat edeceksin.

Bu kurallara uyduğunda senin korkmanı gerektirecek tüm etkenler ortadan kalkar.

Elektrik gibi bir şey bu virüs, dokunduğun an çarpıyor ve sana dokunanı da çarpıyor.

Bizler alışkanlıklarımızdan çok kolay vazgeçen bir yapıya sahip değiliz ama işin içinde hayati tehlike varsa buna mecburuz.

Maalesef tüm uyarılara rağmen o alışkanlıklarımız son gaz devam ediyor.

Düğünlerde halay, cenazelerde sarılmalar, eğlence mekanlarında dans etmeler, sahillerde iç içe yüzmeler ve akşamında köpük dansı, asker uğurlamalar dahil hala hiçbir şey yokmuş gibi davranıyoruz.

Uzmanların ekranlardan çıkıp suratımıza “Yeter artık” diye bir tek tokat atmadığı kaldı ama anlayan kim?

Onlarca sağlık çalışanımızı kaybettik, sabah mesaisine başlarken giydikleri koruyucu elbiseyi sen ben bir gün bile giymeyiz.

O elbisenin içinde saatlerce o hastadan diğerine canhıraş koşup duruyorlar.

Bir doktorumuzun paylaşımında gördüm, maskenin yüzünde bıraktığı iz sanki bir savaştan kalma şarapnel yarası gibiydi.

İçim acıdı.

Peki, bu niye oluyor?

Senin, benim, onun dikkatsizliğinden, inatla “Bana bir şey olmaz” dedikçe oluyor işte. Pandemi ilk başladığında şehrimizin genel durumunu göz önünde bulundurarak pek fazla önlem almadım.

Ama şuan durum çok ciddi, veriler çok ürpertici, vakalar can yakıcı ve tahminlerimizden de öte.

Turizmin en hızlı dönemindeyiz, bir tarafta insanların geçim kavgası diğer tarafta pandemi belası.

Ülkemizin ve dünyanın birçok yerinden insanlar geldi, kimselerden emin değiliz ve olamayız da.

Lütfen dikkatli olalım, tokalaşmayalım, mümkün olduğu kadar sosyal mesafeye ve genel kurallara uyalım.

Özellikle kronik hastalığı olan ve risk grubunda bulunan vatandaşlarımızın mutlaka maske takmasını rica ediyorum.

Maske takmak, kefen giymekten daha kolay.

Tokalaşmamak ve sarılmamak yakınlarının sevdiklerinin sana sarılamayacak ve son bir kez olsun soğuk yüzünü göremeyecek olmasından daha keyifli.

Gerektiğinde evde kalmak, bir metre karelik çukura girmekten daha akıllıca bir seçenek. Arkadaş, bir ceset torbasının içinde mumya olmak ya da evinin balkonunda çay yudumlamak, tercih senin