Belirli bir süre kalori kısıtlı diyet uygulayıp büyük sayılarda ağırlık kaybı yaşamak fakat sonrasında verilen bu ağırlığın veya daha fazlasının geri kazanımı durumu oldukça yaygın. Tabi bu yıpratıcı bir döngüye dönüşüyor ve insanların diyete bakış açısını değiştirebiliyor. Kilo vermek isteyen kişiler, ideal kiloya ulaştıktan sonra bu kiloyu koruyamamaktan korkup hiç başlamamayı tercih ediyor. Bazı konulara dikkat ederek kilo koruma dönemini sağlıklı ve daha rahat bir psikolojiyle geçirmek mümkün.

Diyete bakış açını değiştir.

Sağlıklı beslenmenin yalnız kilo vermek için uygulanacağı düşüncesini kırmak gerek. Diyet öncesi beslenme düzenine dönüldüğünde mesela tekrar bolca abur cubur tüketmek gibi, günlük ihtiyacımız olan enerjiden daha fazlasını alma ihtimalimiz artar. Bu yüzden günlük almamız gereken kaloriye göre beslenmek ve kaçamak günlerinin ertesinde daha hafif beslenerek dengeleme mantığını uygulayarak, sürdürülebilir bir sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanmak önemli.

Hızlı kilo vermeye çalışma.

Çok düşük kalorili diyetler uygulayarak veya günümüzün meşhur besin yerine geçtiği vaat edilen toz içeceklerinden içerek hemen zayıflanılacağına inanılıyor. Aslında bunlar farkında olmadan vücudu strese sokup metabolizma hızını yavaşlatıyor. Çünkü vücudun yakıtı da besin ve istediği kadarını alamayınca metabolizma dengesi bozuluyor ve kendini korumaya almak için yağ depolarını saklamaya çalışıyor. Bu yüzden yavaşlayan metabolizmanın etkisi diyet sonrası hızlı kilo alımı olarak ortaya çıkıyor.

Hızlı kilo vermenin sağlık açısından da zararları var. Yapılan çalışmalara bakıldığında, 28 günlük kilo kaybının ardından tekrar kilo alan bireylerde, çoğunlukla karın bölgesinde yağlanma artışı olduğu görülmüş. Karın bölgesindeki yağlanmanın diğer bölgelere kıyasla diyabet riskini artırma oranı ise daha yüksek. Bu yüzden herhangi bir metabolik rahatsızlığınız varsa her zaman için kontrollü diyet yapmaya özen göstermeniz sağlığınız ve sahip olduğunuz metabolik hastalığın seyri açısından oldukça önemli.

Porsiyonlara dikkat.

Koruma döneminde porsiyon kontrolü yapılarak her besin tüketilebilir. Genel olarak ana yemeğinizin yanında az yağlı salata ve yoğurt tüketmeye çalışın. Bu şekilde ana öğününüzü çeşitlendirmek, daha az kalori almanızı sağlar. Kalorili besinlerin de tüketimini yarım porsiyona düşürmek ve tüketim sayısına dikkat etmek koruma döneminin önemli parçasıdır.

Asitli içecekler ve soslardan uzak dur.

Asitli içecekler yüksek şeker oranı nedeniyle, hazır salata sosları ve mayonez gibi soslar ise yüksek yağ içeriği nedeniyle boş kalori sağlar. Olabildiğince boş kaloriden uzak durmak, besinle alacağımız kaloriye yer açar yani bunlar yerine daha kaliteli, besin değeri daha yüksek gıdaları tüketebiliriz.

Görüldüğü gibi kilo verme sürecini nasıl geçirdiğiniz koruma döneminize de yansır. Lütfen bilinçsizce diyet yapmayın, son derece sağlıksız olan açlık diyetlerini uygulamayın. Bunların vücudunuza verdiği zararın etkisi sonradan ortaya çıkabilir. Mutlaka bir destek alın ve doğrusunu öğrenerek ilerleyin.

 

Önceki İçerikGIRGIRİYE’DE ŞENLİK VAR
Sonraki İçerikBelediyemizi istiyoruz!