Geçen haftaki yazımı şahsıma yapılan saldırı nedeniyle bu hafta yayımlamak zorunda kaldım. Tüm okuyucularımdan özür dilerim.
“Körlerin ülkesinde tek gözlü insan kral olur.” Siz bizi iyice kör sandınız herhalde. Bugün size festival görüntülerinden yazmak istiyorum.
1- Festival’in bir gün olması okullarda sınav bahanesi, bana göre kolay kaçamak yolu, her yıl Temmuz ve Ağustos’ta yapılan festival bu yıl Haziran’da yapıldı. “Para yok” bahanesi ise duyduğuma göre bu yıl daha fazla para harcanmış. Geçen yıl iki günlük festival 80 bin TL, bu yıl çok çok yukarılara çıkmasına rağmen festival Edip Akbayram konseri hariç çok sönük geçti. Organizasyonlar sıfır denecek kadar kötü, festivalde komite ismi var, kendileri yok, festivale bile gelmediler yazık çok yazık…
2- Mahmutlar halkı, Türkiye genelinde yüz binlerce okura ulaşan Posta Gazetesi’ne 2 yayın olarak verilen yarım sayfalık reklamı konuştu. Öğrendiğimize göre tek yayın 15 bin ile 20 bin TL arasındaymış. Sabah Akdeniz Gazetesi’ne verilen yarım sayfalık renkli ilan ise bin TL, yani vatandaşın parası Alanya’daki bir gazeteci hatırına bol keseden dağıtılmamalı.
 Alanya’daki gazeteci kim? “Konyalı” desem anlarsınız herhalde. Mahmutlar’daki bilbordlarda festival afişlerinde ve Alanya’daki bazı gazetelerde yayımlanan ilanlarda Erkan Eser yazısı bazı reklam ajanslarının dikkatinden kaçmamış.
Beni arayan reklam ajansları, “Mahmutlar’da Erkan Eser adında yeni bir reklam ajansı mı açıldı?” diye sordular, bende “Hayır belediye’de müteahhit işçisi, basında duran bir arkadaş” deyince “Kurumlaşmış bir yerde böyle saçmalık mı olur, sanki reklam ajansı, bu belediye’de hiç mi sorumlu, yetkili yok?” dediler. Bende cevaben “Burası Halk Hareketi’nin Belediyesi herkes istediği gibi davranış sergiler şekil A’da görüldüğü gibi” diyerek reklam ajanslarını sakinleştirmeye çalıştım.
3- Mehter takımının tam anlamıyla çakma bir takım olduğunu tüm Mahmutlarlılar gördü. Bursa ve Konya Belediyeleri’nden yıllardır temin edilen mehter takımı en az 60 kişilik olurdu ve 4 bin TL’ye, Bursa gibi uzak bir yerden getirilirdi.
Bu çakma mehter takımı 21 kişi, Isparta’dan gelmiş, kaç para aldıklarını da bilmiyorum. Belediye şakşakçılarına göre muhterem bir mehter takımı ama Mahmutlar halkına göre tam bir “ÇAKMA” Mehter takımı.
4- Alaattin Çakır döneminde yapılan festivallerde tertip düzen, Mahmutlar halkı tarafından 10 numara olarak gösterilirdi. Festival alanlarında kurulan standlardan yiyecek-içecek oteller ve restaurantlar tarafından hazırlanır, halka ikram edilirdi. Tam bir karnaval havasında yaşanan festival 2 gün boyunca beldeye bir hareket getirir bölgedeki esnafların yüzü gülerdi. Şimdi esnaflardan para toplanarak yapılan festivalin tam bir fiyasko olduğunu Mahmutlar halkı açık dille beyan ediyor.
5- Festival alanında mehter davulcusu tarafından çalınan davulun önünde kırmızı beyaz renkte, 3 hilal ve üstünde bilmem ne organizasyon yazılı. Bunu gören Mahmutlar halkı bu görüntüyü bana ilettiler. Bende CHP Meclis Üyesi Mustafa Gezen’e ilettim. Gezen CHP Meclis Üyesi Murat Can ile birlikte siyasi şova izin vermediler.
Buraya kadar, “laf olsun, torba dolsun” olarak süren festivalde artık birisi tüm bu olumsuzluklara son vermeliydi. Şarap gibi yıllandıkça tatlanan Türkiye’nin dik duruşlu sanatçısı Edip sanki birilerine mesaj verir gibi “Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz” şarkısı ile 15 bin’e yakın izleyiciyle beraber şarkı söylemeye başladı.
Bazıları, “bu kalabalığı ben topladım” diyebilir belki, topladıkları kalabalık, 25 kişilik kortejde. Görüntüleri ile birlikte bizim muhabir arkadaş gazeteye basmış, “biz ne yapıyoruz” desin artık birisi.
CHP Alanya İlçe Başkanı Osman Özcan, “Mahmutlar’daki tüm gelişmeleri biliyorum ama suç bende değil, Çilekeş’i ben bulmadım” diyerek suçu Belde Başkanı İbrahim Sayar’ın üzerine  atıyormuş.
İbrahim Sayar’da, “Benim üstlerim var, ben her şeyi belgeleri ile sundum, üstlerim gereğini yapmıyorlar” diyerekten birbirlerini suçluyorlarmış.
 Gözlerini kapatan İbo can, sen artık, “yeter” demelisin ya da “Belde ve meclis üyeliğini ben yapamıyorum” diyerek bırakmalısın. Çünkü bırakmazsan, bıraktıracaklar sana çok yazık olacak, bu bir ağabey nasihati.
“Soymayacağım soydurmayacağım” demiştin ya sözünü tutmanı bekliyorum.

Önceki İçerikSU’DAN DEĞERLİ SAYAÇ…-Hasan İlhan
Sonraki İçerikHayaller gerçekleşti