Bir hedefe, bir amaca odaklanarak çıkığın yolda, başlarken koyduğun hedefle geldiğin yer arasında uçurumlar varsa ya yaptığın plan yanlıştır ya da yürüdüğün yol.

Yıl 2001 ekonomik ve siyasi krizin sarstığı ülkemize başka bir oluşum umut olmuştu.

Öyle bir parti programı hazırlanmıştı ki sağcısı solcusu akın akın gidip hem üye oldu hem de oy verip iktidara taşıdı.

Çıraklık dönemindeki bazı eylemlerini beğenmesek bile başarılı yönleri çoktu.

Şöyle bir programla yola çıkıldı: Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Paris Şartı ve Helsinki Nihai Senedi olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin insan haklarına getirdiği standartlar uygulamaya geçirilecektir..

Düşünce ve ifade özgürlükleri uluslararası standartlar temelinde inşa edilecek, düşünceler özgürce açıklanabilecek. Partimiz Laikliğin, din düşmanlığı şeklinde yorumlanmasına ve örselenmesine karşıdır.

Esasen laiklik her türlü din ve inanç mensuplarının ibadetlerini rahatça icra etmelerini, dini kanaatlerini açıklayıp bu doğrultuda yaşamalarını ancak inançsız insanların da hayatlarını tanzim etmelerini sağlar.

Partimiz kutsal dini değerlerin ve etnisitenin istismar edilerek siyaset malzemesi yapılmasını reddeder.

  • Partimiz bütün vatandaşlarımızın özgür haber alma ve düşüncelerini yansıtma hakkını esas kabul eder. Çağımız demokrasilerinin vazgeçilmez koşullarından biri özgür medyanın varlığıdır.

Yazılı ve görsel medyanın özgürlükleri, titizlikle korunacak ve tekelleşmeye fırsat tanınmayacaktır.

Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı bütün unsurlarıyla gerçekleştirilecektir.

Tüm bireylerin hak arama yolları kolaylaştırılacaktır.

Kadın, çocuk ve çalışma hayatına ilişkin hak ve özgürlük alanlarında uluslararası standartlar ülkemizde de uygulanacaktır.

Partimiz tüm yurttaşların kamu hizmetlerinden hiçbir ayırım gözetilmeksizin faydalanması için gereken düzenlemelerin yapılmasını öngörür…

Bu programı hala önemsiyorum, hatta geldiğimiz noktada ülkemizin gerçekten böyle bir programa ihtiyacı var.

Bu programa sadık kalacak hemen her partiye oy veririm.

Ülkemiz sıradan Ortadoğu  demokrasisiyle yönetilmeyi haketmiyor, ölümle tehdit edilen ana muhalefet partisi genel başkanı, darp edilen parti genel başkan yardımcısı, evi basılan parti genel başkanı, dayak atılan gazeteciler gerçeği Ak Parti programına uymuyor.

Çıkılan yol başka, gelinen yer bambaşka, bizim umut dolu, demokrasi ve huzur dolu o programa ihtiyacımız var.

Yazık oluyor ülkeye, buzdağının görünen tarafı bile ürkütüyor kim bilir daha neler göreceğiz?