Bugünlerde yazılı ve görsel medyada yer alan haberlerde özellikle son yerel seçimlerde liyakat kavramı ön plana çıkmıştı.

Nedir liyakat ya da liyakatlı kişilerde aranacak özellikler nelerdir?

Bu konu üzerinde biraz durmak istiyoruz.

Bilindiği üzere liyakatlı daha doğrusu yetenekli kişiler belirli konular üzerinde uzmanlaşan kişilerdir.

Bu uzmanlığı elde etmek içinde belli bir öğretimle birlikte o konu üzerinde eğitim görmesi gerekir.

Konumuz bürokrasi olduğu için bu yerlere atanacak kişilerde öncelikle bilimsel yönetimle birlikte yönetimin verimliliği konusunda özel bir eğitim görmeleri gerekir.

Bugün gelişen dünya koşulları içinde gelişen ya da gelişmekte olan ülkeler bilimsel yönetime ve yönetimin verimliliğine büyük önem vermektedirler.

Esasında bir ülkenin gelişmesi içinde o ülkede yetişen liyakatlı yöneticilerin iş başına gelmesine bağlıdır.

İleri batı ülkeler örneğin; Amerika Birleşik Devletleri 1883 yılında Pendleton Kanunu ile liyakat ilkesinin esasını kabul etmiş ve halen bu ilkenin devam ettiği görülmektedir.

Liyakat ilkesinin esaslarını da ilk kez Almanya’da 1717 yılında Prusya Kralı 1. Frederik tarafından konulduğunu tarih kitapları yazar.

Ülkemize gelince 1965 yılında yürürlüğe giren Devlet Memurları kanununda her ne kadar liyakat ve kariyer ilkesi yer almasına karşı gerek işe almada gerekse görev sırasında uygulanacak bütün işlemlerde genelde siyasi tercihlerin ön planda tutulduğunu söyleyebiliriz.

Bu durum devlet yönetiminin verimliliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Bilindiği üzere devleti yönetmeye soyunana kişilerin özellikle bilimsel yönetim konusun-da özel bir eğitimden geçerek liyakat sahibi olması gerekir.

Artık kamu yönetimi bilimsel nitelik kazanmıştır.

Deneme-yanılma yöntemi ile devleti yönetmeye kalkışmamalı.

Devleti yönetmek hiçbir zaman özel sektörle karıştırılmamalı.

Özel sektörün amacı mal ve hizmet üreterek kazanç sağlamaktır.

Devletin amacı ise topluma hizmet vermektir.

Memur olan her üniversite mezunu da liyakatlı olamaz.

Bunun için kendilerini bilimsel konularda yetiştirmeleri gerekir.

Unutmayalım, yetenekli olmak daha doğrusu liyakat sahibi olmak akıl ve bilimi baz alarak kazanılır.