Mahmutlar’a ilk yerleştiğimde insanların iç içe yaşadığı, herkesin birbirlerini tanıdığı şirin bir beldeydi.
Yabancı yerleşim genelde Avrupa ülkelerindendi. Güler yüzlü, pozitif, sevecen ve günaydınla başlayan gün, iyi akşamlar dilekleriyle biterdi.
Belediyenin öncülük ettiği kültürel ve sosyal programlarda bizlerle birlikte eğlenir ve bizim kültürümüze ayak uydurmaya çalışırlardı.
Sonrasında Ruslar komşumuz olmaya başladı, Ruslar gelince sebebi bilinmez, Avrupalı yerleşimciler azalmaya başladı.
En son İran, Irak, Türk Cumhuriyetleri derken Suriyelilere kadar çıtayı yükselttik.
Çıtayı yükselttik diyorum çünkü kapanan bir belediye, gittikçe çoğalan ama sosyal yaşama katkısı olmayan bir nüfus ve kontrolsüz seyyahlar gibi orta yerde dolaşan kimliği belirsiz insanlar.
Negatif yöndeki bu yükselme suni ve yapay bir kültürü de gerçeğimiz gibi hayatımıza soktu.
Daha çok para kazanma hırsının tetiklediği insanların ‘ne pahasına olursa olsun kazanma hırsı’ sayesinde demografik yapımız tamamen bozuldu.
Mahmutlar ölçeğinde bir yerleşkede, toplam yüzölçümümüzün yüzde kaçını daha konuta çevirip yabancıya satabileceğiz?
Ya da şöyle sorayım, yüz yabancıya karşın kaç yerli yaşamalı ki bu belde de kültürel erozyonu durdurabilelim?
Başka şekilde sorayım, Mahmutlarlı esnaflar daha kaç dil daha öğrenmeli ki müşterisiyle anlaşabilsin?
Bir çay bahçesinde sakin sakin oturup günbatımına karşı bir bardak çay içmek isteseniz, bağıra bağıra konuşan yabanilerden rahatsız olup kaçıyorsunuz.
Geçtiğimiz hafta sahildeki bir portakal büfede arkadaşımla çay içiyoruz derken bir kavga koptu. Arapça konuşan 4 kişi bir vatandaşımıza saldırdı. Adamın kafasında 2 tane sandalye parçaladılar.
Sonra ellerini kollarını sallayarak bırakıp gittiler.
Jandarma olay yerine 1 saat sonra geldi. Neden geç kaldıklarını sordum ve dinledim.
O kadar zor şartlar altında görev yapıyorlar ki, sorularımı yanıtlayan görevliyle olan 5 dakikalık görüşmemizde en az 7-8 suç ihbarı gelince “Ben anladım sizi” diyerek uzaklaştım.
Mahmutlar’da gün geçmiyor ki bir hırsızlık olayı yaşanmasın, çocuk parkları gün karardıktan sonra başka başka ticaretler için kullanılıyor.
Kimliği ve uyruğu belli olmayan bir dolu insan caddelerde sokaklarda elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor.
Ev alan yabancıların birçoğu kendi vatandaşlarına günlük, aylık kiraya vererek vergisiz ve haksız kazanç sağlıyor bu hanelerde kalanların kim olduğunu kimseler bilmiyor.
Ćözüm bekleyen birçok sorunumuz seçilmiş 1 muhtar 3 meclis üyemiz ve onlardan beklentilerimiz var. Mahmutlar lehine yapacakları her türlü çalışmalarında elbette destekçileri olacağız ancak şuana kadar bizleri temsil eden seçilmişleri bir arada göremedik.
Çok değerli meclis üyesi arkadaşlarımızın birlik ve dayanışma içinde olarak seçim bildirgelerinde yer alan projelerini hayata geçirmelerini arzu ediyor ve bekliyoruz. Bu şehrin yapılacak çok işi var