Büyümek nedir? Mesela yüksek yüksek binalar, pahalı pahalı arabalar, en lüksünden telefonlar. Büyümüş olmanın göstergesi midir? Mesela büyümek; yüzlerce bin Euro değerindeki güvenlikli ve bir kira bedeline denk gelen aidatlı rezidanslar mıdır? Büyümek; alt veya üst katında oturanların hangi milletten olduğunu, ne iş yaptıklarını bilmeden kendini güvende hissetme mutluluğuna yakalanma hastalığı mıdır? Sokaklarında kimliği ve uyruğu kayıt altında olmayıp ancak suç işlediğinde ortaya çıkan ‘mafyavari’ insanların kavgalarından kıl payı kurtulmanın verdiği keyifle sevdiklerine koşmak mıdır? Büyümek; şehirlerarası bir yolun öte yakasındaki masmavi denize ulaşmak için çıkılan yolda, yaya kaldırımında bir aracın altından yaralı kurtulup şükretmek midir? Ya da büyümek; dört lastik üzerinde vites kolunu sımsıkı kavramış bir magandanın son sürat, son ses gaza basarak sırıtması mıdır? Bu şekilde yüzlerce örnek verebilirim ve sizlerde tüm bu sıkıntıları derinden yaşıyorsunuz. Küçük bir kıyı kasabasından büyük bir metropole doğru koşar adımlarla giden Mahmutlar’dan söz ediyorum. Gün geçmiyor ki bir silahlı çatışma olmasın, gün geçmiyor ki “iki farklı grup arasında çıkan çatışmada” diye başlayan haberler gazetelere yansımasın. Kendi yerli ve milli mafyalarımız vardı, bir sıkıntı olduğunda araya birileri girer ve orta yol bulunurdu. Tamam, peyniri- eti-sütü yetiştiremiyoruz da ithal mafya nedir arkadaş? Mesela eskiden sokağa çıktığımda insanların en az yarısını tanır ve selamlaşırdım, şimdi o insanlar yine burada ama azınlıkta. Yerli kadar yabancı nüfusun olduğu şehrimize “Neden geliyorlar?” diye sormuyoruz. Neticede bu bir devlet politikası oldu “Getir parayı istediğin yeri satarım” diyen sistemin sıcak paraya olan açlığı şehirlerimizin, sokaklarımızın şeklini ve kültürünü değiştirdi. En çok göç aldığımız ülkelere gelince, mesela parasını versek Tahran’ın yarısını, Şam’ın bir bölümünü, Bağdat’ın kuzey tarafını, Moskova’nın üçte birini bizlere satarlar mı acaba? Diyelim aldık, kaçak göçek bir şekilde çalışabilir miydik? Çok büyük sorunlarımız var ve bu sorunların çözümü gün geçtikçe zorlaşıyor. Beldemizde bulunan Jandarma personeli elinden gelenin çok fazlasını yapıyor ama bu kadar az personel ve ekipmanla yüz binleri geçen bir nüfusa yetişmek için sihirbaz olmak bile yetmez. Dilim varmasa da madem mahalleyiz neden en az 2- 3 noktada polis karakolumuz yok? Madem mahalleyiz neden D 400 Karayolu’nda en küçük bir trafik denetimi yok? Bu şehrin güvenliğinden sorumlu olanlara sesleniyorum, lütfen Mahmutlar’a biraz dikkat verin. D 400 Karayolu ölüm yolu oldu daha fazla insan ölmesin diye bir önlem olmalı! Hangi konutta kimler oturuyor, ne iş yapıyor, hangi milletten ve hangi yollarla ülkeye giriş yapmış bir şekilde araştırılabilir. Evet, çok büyük bir hızla büyüyoruz ama değerlerimizi, geleneklerimizi ve güven içinde yaşama duygumuzu kaybediyoruz. Mahmutlar’da iş çığırından çıkmadan birileri acilen el atmalı.. En azından ilçe olana birazcık ilgi bekliyoruz.

Önceki İçerikİHTİYAÇ SAHİBİ ALMAN VATANDAŞA ALANYA BELEDİYESİ’NDEN DESTEK
Sonraki İçerikALANYA BELEDİYESİ ÇÖP KONTEYNERLERİNİ YENİLEYEREK TASARRUF SAĞLIYOR