Ben Diyetisyen Tuğçe Yatmaz. 1997 yılı Alanya/Antalya doğumluyum. İstanbul Gelişim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik (ingilizce) lisans programından mezun oldum. Mahmutlar’daki ofisimde, çok severek yaptığım beslenme danışmanlığı hizmetini vermekteyim. Beslenme danışmanlığı, kilo yönetimine yönelik diyet listelerini, hastalıklarda beslenme tedavisini, anne çocuk beslenmesini ve sporcu beslenmesini kapsamaktadır.

Sağlıklı Beslenme Tüyoları

Toplumumuzda diyetin sadece kilo vermek için yapıldığı gibi genel bir algı var. Halbuki diyet, genel beslenme biçimine verilen bir addır ve bu bireyin ihtiyacına ve sağlık durumuna göre şekillendirilir. Kilo problemi olmayan bireylerinde, sağlıklı beslenme alışkanlığı edinip uygulaması başta kardiyovasküler sağlık için oldukça önemlidir.

Günlük beslenmemizde yapacağımız ufak değişiklikler sağlığımız için olumlu sonuçlar verir. Peki neleri değiştirmeliyiz?

Karbonhidrat ihtiyacınızı meyve, sebze ve işlenmemiş tahıllardan karşılayın.

Sağlıklı bir diyette günlük almanız gereken enerjinin yarısı karbonhidratlardan gelmelidir. Ama karbonhidratın türü oldukça önemli. Yani, beyaz ekmek yerine tam buğday veya çavdar ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih etmek lif alımımızı arttırır bu sayede tokluk süreniz artar ve bağırsak sağlığımıza da katkıda bulunur. Günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketmeye önem gösterin. Meyvenin suyunu içmektense kendisini yiyin çünkü life bağlı olmayan fruktozun karaciğer yağlandırma riski daha fazladır.

Eklenti şeker tüketiminizi azaltın.

Eklenti şeker, besinlerin içeriğinde olmayan ve sonradan eklenen şekerdir. Eklenti şekeri boş kalori olarak tanımlarız besin değeri olmadığından dolayı. Leptin (tokluk) hormonu direnci oluşturduğu için açlık hissetmeye ve bu sayede daha çok yedirip kilo alımına yol açar. Unutmayın bal ve pekmez de eklenti şekerlerdir ve porsiyon kontrolü dahilinde tüketilmelidirler.

Doymuş yağ alımınızı sınırlandırın.

Hepimizin bildiği gibi doymuş yağ kandaki kolesterol düzeyini arttırmaktadır. DSÖ günlük enerjinin %10’unu geçmemesini öneriyor. Kırmızı et tüketiminizi haftada ikiye indirerek genellikle doymuş yağ oranı az olan beyaz etleri özellikle balığı tercih etmek kalp ve damar sağlığınız için oldukça yararlı olacaktır. Süt ürünlerinin de doymuş yağ içerdiğini unutmayarak abartmadan tüketmeliyiz. Tereyağ doğal ve yararlı besin bol tüketeyim düşüncesi çok yanlış.

İşlenmiş eti hayatınızdan çıkarın.

Her gün tüketilen her 50 gram işlenmiş et, kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 18 arttırmaktadır. Aynı zamanda yüksek oranda tuz içermekteler. İşlenmiş etler: sucuk, sosis, salam, pastırma, füme ve tütsülenmiş etlerdir.

Tuz tüketiminizi günde 1 çay kaşığı ile sınırlandırın.

Yemekleri tatlandırmak için baharatlardan yardım alabiliriz ama gün içinde sadece yemeklerimize koyduğumuz tuzu tükettiğimizi düşünmeyelim. Tüketilen paketli pek çok ürün yüksek tuz içeriğine sahip. Bunlar: konserve gıdalar, hazır çorbalar, soya ve salata sosu, turşu ve turşu suyu, et ve tavuk suyu tabletleri ve tabi ki cips ve krakerler.

Hipokrat’ın da dediği gibi besinlerimiz ilacımız, ilacımız besinlerimiz olmalı. Yeterli ve dengeli beslenirseniz takviye ürünleri kullanmanıza da gerek kalmayabilir. Önceliğimiz besin olmalı, kolaya kaçmadan. Sağlıkla kalın.