İnsan bazen düşünmeden edemiyor.
Bazı insanlar var ki öyle yalan söylüyorlar ki bu yalanlara etrafındaki kişilerle birlikte kendileri bile inanıyorlar.
Yalan söylemeyi sürekli alışkanlık haline getiren bu kişilere sormak gerekir.
 Kendinizi üstün görmek için mi….. sorumluluktan kurtulmak için mi… ayağınıza gelen fırsatları kaçırmamak için mi yalan söylüyorsunuz?
 Bu konu hakkında bizim toplumda herhangi bir araştırma yapıldı mı?
 Orasını bilemeyiz ama şayet yapılmadı ise bir varsayım ortaya koyarak bilimsel bir araştırma yapılması yerinde olur görüşündeyiz.
 Esasında her insan ufak çapta da olsa yalan söyleyebilir.
 Ama yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren kişiler o toplumda çoğaldıkça insanların birbirine olan güvenler de ortadan kalkar.
 Esasında yalan söylemenin temeli aile içerisinde başlar. Aile yani anne ve baba ne kadar yalan söylerse çocuklarda o kadar yalan söyler.
 Bunun tersini düşünelim. 
 Bir ailedeki baba ve anne çocuklarına karşı dürüst ve sevgi dolu bir şekilde yaklaşırlarsa o çocuklarda dürüst ve sevgi dolu bir şekilde o aile içinde büyür.
 Büyür ama yetiştiği çevreyi de unutmamak gerekir.
 Çevre de, dürüst olan bu kişilerin iyi niyetli tutum ve davranışlarını da bozabilir.
 Bunların örneklerini yazılı ve görsel medya da okuyor ve görüyoruz.
 Bu arada, adamın “ayranı yok içmeye”  ama bakıyorsunuz uçan kuşa borca girerek yalan dolanla krallar( !) gibi yaşamaya çalışıyor.
 Çalışıyor ama nereye kadar?
 Kendini ve ailesini tüketene kadar.
 Esasında yalan söyleyen kişiler eğitim ve kültür yönünden de kendilerini geliştirememişlerdir.
 Bu durum ister istemez çevreye de yansıyarak genişler ve o toplumun özelliğini de,  güzelliğini de bozar.
 Bir toplumda yalan söyleyen kişiler arttıkça o toplumda çöküntüler başlar.
 Bilirsiniz “çok mal haramsız çok laf yalansız olmaz” diye bir tekerleme vardır.
 Bu tekerlemeyi baz alan “ laf ebeleri” o toplumu da kendi çıkarları için kullanırlar.
 Çıkın dışarıya bakın 
 Bu özellikte olan çok sayıda olan kişilerle karşılaşabilirsiniz.
 Burada önemli olan bu özellikteki kişilerin toplum tarafından bilinmesi ve toplumunda bu kişilere karşı tavır alması gerekmektedir.

Önceki İçerikBİR TİYATRO, BİR EFSANE
Sonraki İçerikCESARET ve ESARET