Mahmutlar’ımız hem yaşamsal yönden, hem de ekonomi yönünden hızla kötüye gidiyor.

Nüfus patlaması yaşanan Mahmutlar’ımızda son yıllardaki yeni açılan işyerlerinin ya sahipleri ya da ortakları Iraklı, İranlı, Lüblanlı veya Suriyeli.

‘Doları var’ diyerek sevindiğimiz fakat kültür olarak her geçen gün yozlaştığımız bir sahil Mahallesinde yaşamaya çalıştığımızı kaç kişi dillendiriyor acaba?

Oysa Mahmutlar’ımızın neyi eksik yozlaşmanın dışında.

Oysa daha 15 yıl önce Avrupa şehri olduk nidaları atmıyor muyduk?

2+1 Dairenin fiyatını 120 bin Euro’ya satıldığını duymuyor muyduk?

Falan İşyerini Alman, Hollandalı, Norveçli, İrlandalı işletmeye başlamış demiyor muyduk?

Ne oldu bize?

Nedir bu değişikliğin nedeni diye hiç sorduk mu birbirimize?

Nedir bu boş vermişliğimizin sebebi?

Sanki her birimiz, ‘beni sokmayan yılan bin yaşasın’ der gibiyiz.

Birlik beraberlik olmazsak hepimiz nasibimizi alacağız bu yozlaşmadan.

Avrupalılar neden göçüp gitti Mahmutlar’dan!

Başta onlarca yakılan işyerleri!

İşyerlerinin yanması tam 3 gün sürdü..

Mahmutlar’a en büyük darbe bu olaylardan sonra vuruldu!

Avrupalılar valizlerini topladılar ve bazıları yeni yeni Mahmutlar’a geri dönüyorlar, bazıları da hiç dönmeden bir yakını sayesinde konutlarını satıp gittiler..

Daha sonra?

Büyükşehir yasası!

Önce Belediyemizi kapattılar!

Sonra tanımadığımız kişileri seçtirdiler hepimize.

‘Uzaktan yönetme’ diye bir yasa çıktı ve kokmaya başladık!

140 kilometreden arıtma, kanalizasyon takip edilmeye başlandı.

Kör olası siyaset yine Mahmutlar’ın başına bela oldu.

Su ürünleri mühendisini arıtmanın başından alarak alakası olmayan birini başa getirdiler adeta Mahmutları b.k çukuruna buladılar.

Unuttuk mu sanki 3 ay Mahmutlar’ın fosseptik koktuğunu?

Cayır cayır daire satışı olurken, birden bire bıçak gibi kesildi satışlar.

Mahmutlar yerel yönetimlerden ve hükümetten hiç bir yatırım alamaz oldu.

Yapılanlarda göstermelik!

Ne Spor Sahası, ne Düğün Salonu yapıldı Mahmutlar’a.

Sosyal faaliyetler de cabası.

Diğer Mahallelere Fakülte, Düğün Salonu, Spor Sahası yapılırken kıskandık hep. Hatta Gazete ve TV’lerden gördüğümüz zaman öküzün trene baktığı gibi baktık!

Hiç duydunuz mu, bu kadar nüfusu büyük bir yerde Düğün Salonu, Sinema ve Tiyatro Salonları, Kütüphane olmadığını?

Bir toprak sahamız bile yok top oynayacak. Halka ve gençliğe gösterilen önem ve değer bu mudur?

Artık kendimize gelme zamanı gelmedi mi daha?

‘Aman taraftarı olduğum Parti’ye zarar gelmesin’ diye daha ne kadar susacağız?

Sustukça batıyoruz.

Elimizdeki değerleri tek tek kaybediyoruz.

Bu halimizi görenler “Oh olsun Mahmutlarlı’ya” diyor biliyor musunuz?