İzlanda’ da meydana gelen yanardağ patlaması sonucu kaynaklanan kül bulutları nedeniyle, özellikle Turizm çalışanlarının ve Avrupa Ülkelerine gidiş-gelişleri amacıyla seyahat etmek isteyenlerin daha fazla etkilendiği ve hatta hayatın durma noktasına ulaştığını gördük.
Bu durum elbette sadece turizmcileri değil, acil durumları ilgilendiren nakillerin, programların ve binlerce kişinin zor anlar yaşayarak adeta hayatı perişan ettiğini duyanlarımız,  görenlerimiz oldu.
En küçük birlik olan “Aile” kavramının, “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” Atasözünün ve “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisine bakıldığında; insanların birbirlerine ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteren en önemli sözlerin başında geldiğini söyleyebiliriz.
Avrupa’nın büyük bir kısmını saran kül bulutlarından dolayı Uçakları kalkmadığı için; Çalıştığım otel’in programa göre açılışından bir gün evvel ağırladığımız yorgun ve düşünceli misafirlerimizin yerine kendimizi koymaya çalıştım biran…
Ne zaman gideceksiniz?
Bilen yok…
Tatilin bitişine yakın bütün paralarınızı harcamışsınız veya az kalmış… Ne zaman gideceğinizi bilmediğiniz bir durumda kalanı harcamak ne kadar doğru?
Gerginliklerini her zaman yüzünden okuyabileceğiniz, gözü ve kulağı rehberlerin ve Televizyonların başında geçiren binlerce turist…
 Bir kez daha ülkelerin birbirlerine ne kadar bağımlı ve ihtiyacı olabileceğini görüyoruz aslında…
Burada Alanya’da Turizm işlerini yapan vatandaşlarımızın da bileceği gibi takriben 1997 yılında Tursem Acentasının iflası neticesinde Sn. Vural Öger’in sahibi olduğu Öger Tours’un, Tursem misafirlerini ülkelerine götürmesi  çok büyük takdir toplamıştı. Bunun yanında şimdiki durumun mucbir sebep olmasına rağmen bile olsa havaalanlarında yaşanan sıkıntıları gidermek ve ülke misafirperverliğini kanıtlarcasına otellerde konaklatması takdire şayan görülmüştür.
Amerika’da yaşanan ekonomik krizin etkilerini bütün dünya ülkelerinin yaşaması ve şimdi de baş gösteren Yunanistan devletinin yaşamış olduğu iflas tehlikesi…
Yaşanan bütün olumsuzlukların az ya da çok bütün ülke devletlerini bir şekilde etkileyebildiğini hep beraber görüyoruz.
Esasında tarih kitaplarının tozlu sayfalarında imparatorlukların yaşamak ve gelişmek üzerine kurmuş oldukları toprak kapma taktikleri yüzyıllarca devam etmiş. Ülkelerde yaşanan açlık, savaş, bulaşıcı hastalıkların mutlaka diğer ülkeleri de olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebildiğini gözlemleyebiliyoruz.
Dünya düzeni ve barışının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görebilmek, herkesin bu teknolojik gelişmenin de etkisiyle bütün dünyaya ne kadar birbirine kenetli olduğunu da açıkça göstermektedir.
Ülkesinin her yerinin işgal edildiği ve halkının zor durumda olduğu bir dönemde halkıyla birlik olmuş, savaşmış ve kazanmış…
Kazanmakla kalmamış eski yönetimin aksine, halkın yönetebileceği Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurma gerekliliği ve öncesinde halkın yetkisiyle kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi…
Gazi Mustafa Kemal’in bununla da yetinmeyip bugünü Dünya Barışı için bütün çocuklara hediye etmesi; bütün Dünya’nın birbirine her zaman ihtiyacı olacağı mesajını da vermiyor mu?
Sizin anlayacağınız bu durum sadece Kül Bulutundan ibaret değil ki…   
Esen Kalın, Hoşça Kalın…

Önceki İçerikYALAMALAR- Sudi Çandır
Sonraki İçerikUYU BEBEK NİNNİ UYUTAYIM SENİ YALANLARLA, DOLANLARLA AVUTAYIM SENİ-Mesut İlhan