Tabağında Tamı tamına 6 dilim domates ve 7 adet zeytin vardı. Karton bardakta da çay. “Serpme kahvaltı, 40 çeşit doğal kahvalti” afişleri ve o mekanlara lüks arazi araçlarıyla giden ensesi kalınlar geldi gözümün önüne.

Onların çocukları 40 çeşitle beslenirken doyasıya kusasıya yerken, Deniz çocuğun 7 tane zeytini ve solan zeytin gözleri, Aybüke öğretmenin ekmek kavgası içimi yakiverdi. Ferrarisinin lastiği patlayınca çöle terkeden bedevî bir tarafta.

Ayağındaki yırtık lastik ayakkabıyla madende kalan oğlu Tezcan’a ağlayan Ermenekli Recep amca diğer tarafta. O da bizim canımız Deniz’de, Aybüke’de.

Soma’da bir avuç daha fazla kömür için bir avuç daha fazla para için canlı canlı mezara sokulan madenci de bizim canımız, kurban eti dağıtırken katledilen Eren’de.

Kanla beslenen ama hala amacına eremeyen katil sürülerine inat, her yiten can bizim canımız.

Dursun Önkuzu’da bu vatanın evladıydı, Ethem Sarısülük’te.

Konfetili sofraların papyonlu beylerinin kısır dövüşleri değil midir halkı birbirlerine kırdıran? Sağa sola çekip insanları tam orta yere serenler, bir porsiyonla doyacakken binbir takla atıp fakirin sofrasına çökenlerin istikbal savaşıdır bu.

Farklılıklar üzerinden kurulan ideolojilerin sözde sahipleri tüm köşeleri kapmış bekliyor kurbanlarını.

Ve bu kurbanlıkların hepsi de fakir çocukları oluyor.

Tetiği çeken fakir, kurşunu yiyen fakir.

Sen onların ideolojilerinin sığ mezarına, dar kafesine girdikçe daha çok doyacak daha çok servet biriktirecekler ve ölen de öldüren de kahraman ilan edilecek.

Daima kahramanlık destanlarından, semavi nutuklardan, soyunun sopunun yüceliğinden beslenirler, emin ol sen aç kalsan da onlar hep beslenirler.

Senin etinden, senin terinden, senin canından, senin kanından.

Tetiği çeken zavallı ile hedef olanın sofraları hep aynı sefillikte.

Ölerek ya da öldürerek daha kaç asır daha yol alacak insanlık?

Yaşamak için verilen bir ödülü daha kaç bin yıl daha ölüme çevirecek muktedirler?

Hep böyle kısır bir döngüyle mi sürecek senin kaderin, hep karşılıklı hainlerimiz mi olacak, vuracak, vurulacak ki oltayı elinde tutan rahat edecek!

O cu, bu cu şu cu kavgamız ne zaman bitecek ve biz olacağız?

Siz hiç iki çiçeğin renklerinden dolayı bir üstünlük kavgasına şahit oldunuz mu? Hani yaratılmışların en şereflisi insandı?

Önceki İçerikHOKEY TAKIMI KUPASIYLA BAŞKAN YÜCEL’İ ZİYARET ETTİ
Sonraki İçerikSEKİ VE İSHAKLI’DA ASFALT SEVİNCİ