Büyükşehir yasası’nın mimarı Tanrıverdi ihtiyatlı konuşmaya başlayınca Alanya umutlandı. Maliye’nin ‘Uygulama için 13 Milyar dolar ek bütçe gerekiyor’ diyerek yasaya yanaşmadığı konuşuluyor.
Alanya’yı, Antalya’nın alt belediyesi yapacak olan Büyükşehir Yasası’na Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in karşı çıktıkları yönündeki iddia, siyasi kulislere bomba gibi düştü. İddiaya göre, Babacan ve Şimşek “Bu yasanın uygulanması için 13 milyar dolarlık ek bütçe gerekiyor. Bu bütçe, yeni vergiler konsa bile karşılanamaz” diyerek karşı çıktılar.

HİZMETLERİN AKSAMASI SÖZ KONUSU
Büyükşehirler kurulurken optimal ölçek belirlemeye yönelik bir örgütlenme olmamış, zaman içinde de bir aşama sağlanamamıştır. Bu durum büyükşehirlerin kaynakları ne kadar etkin kullanıp kullanmadıkları sorusunu açıkta bırakmıştır. Yeni yapı optimal ölçek sorunun daha da büyümesini beraberinde getirecektir. Büyükşehir belediye başkanıyla hükümetin farklı siyasal partilerden olması durumunda il genelinde kamu hizmetlerinin aksaması söz konusu olabilecektir. İl sınırları ile örtüşen büyükşehirlerde güçlü belediye başkanlığı yapısı ile birleşince politik olarak karşı konulamaz güç odakları oluşacaktır.
BÜYÜK PROJELER
Bu sebeple Avrupa ülkelerinde merkezi hükümet büyükşehirlerde uygulayacağı büyük projeleri valilikler aracılığı ile uygulamaya koymakta büyükşehirlerde merkezi hükümetin temsilcisi olan valinin rol ve fonksiyonunu artırmaktadır. Mevcut büyükşehirlerin kullandıkları kaynaklara oranla ne ölçüde etkin ve verimli hizmet sundukları tartışmalıdır. Bu birimlerin görev alanlarının il sınırlarını kapsayacak şekil genişletilmesi etkinli ve verimlilik açısından yeni sorunları ortaya çıkacaktır. Büyükşehir olarak kurulması benimsenen illerin neden büyükşehir yapıldığı, benzer durumda olanların neden seçilmediğiyle ilgili rasyonel bir gerekçe yoktur.
BELEDİYELERİN LEHİNE BOZULACAKTIR
Büyükşehir belediyelerinin görevlerini “il” sınırıyla tanımlamak yerinden yönetiminin bir uzantısı olan iller idaresi ilkesine aykırılık oluşturacaktır. Bu birimlerin birçok alanda görev üstlenmesi, merkezden yönetim-yerinden yönetim ilkesiyle getirilen dengeyi sarsacak, yerinden yönetim ilkesi hem “yerel yönetimler”, hem de bu birimler içinde yer alan belediyeler lehine bozulacaktır. Anayasanın “Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını” ifadesinde yer alan “il” “belediye” ve “köy”, halklarının iç içe girmesine meydan verecektir.
MAHALLİ MÜŞTEREK İHTİYAÇLAR
“Belediye” halkının görevini üstlenen birimlerin Anayasaya aykırı olarak “il” ve “köy” halkının görevini üstlenen idarelerin görev ve yetkilerine el atması anlamına gelecektir. “Mahallî müşterek ihtiyaçları” karşılamak üzere kurulmuş kamu tüzel kişileri olan yerel yönetimlerin güçlenmesi il idare sisteminde ortaya çıkacak bu boşluğu dolduramayacaktır. Çünkü yerel yönetimlerin devleti temsil etme gibi bir görev ve kaygıları yoktur. Organları seçimle geldikleri için güçlerini devletten değil, yerel halktan almaktadırlar. Sürekli güçlenen yerel yönetimlerin halkın ihtiyacı deyip doğrudan milli egemenlik alanına giren konulara el atmaları sürecin doğal sonucudur. Seçimle göreve gelen valiler içinde aynı durum söz konusudur.
FEDERAL YAPI
Bu durum, federal yapı, otonomi, özerklik gibi tartışmaları beraberinde getirecektir. Taşrada devlet otoritesinin kaybolması, tartışmaları daha da alevlendirecektir. Büyükşehir sınırlarının il sınırını kapsayacak şekilde genişletilmesi yerelleşme eğilimleriyle tezatlık oluşturmaktadır. Bu uygulama ‘subsidiarite’ ilkesine, yani ihtiyaçların en yakın yönetim birimleri tarafından karşılanması ilkesine de aykırıdır. Ülkemizde gündemde olan bu yasa tasarısı ile kararların ve hizmetlerin vatandaşa en yakın olan birimler tarafından yürütülmesi söz konusu olmayacağı gibi genel siyasetin dışında hükümet politikalarının dışında farklı uygulama sonuçlarının ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir.
BÖLGESEL FARKLILIK
Subsidiarite ilkesinin fonksiyonlarından söz edilirken özellikle bölgesel farklılıkların ve çeşitliliğin korunmasına hizmet edecek bir ilke olarak ele alınmıştır. Ancak bu yasa tasarısı açıkça bölgesel farklılıkların ve çeşitliliğin korunmasını ortadan kaldırmaktadır.
Yaklaşık 16.000 köy tüzel kişiliği ortadan kaldırılmakta ve mahalleye dönüştürülmektedir. Mahallelerin tüzel kişiliği ve kendi başlarına karara alma ve uygulama olanakları bulunmamaktadır. Tüzel kişiliği kaldırılan bu köylerin birçoğu farklı kültürel kimlik ve yapı arındırmaktadır.
KARAR MEKANİZMALARI
Ülkemizdeki büyükşehir belediyesi karar mekanizmalarına katılım süreçleri incelendiği zaman tüzel kişiliği kaldırılan bu küçük toplulukların ve birimlerin artık karar mekanizmalarına katılımları söz konusu olamayacaktır. Ayrıca ülkemizde köyler biryerel yönetim birimi biz hizmet birimi olmanın ötesinde vatandaşlar için bir kimlik ve aidiyet duygusunu sağlayan birimlerdir. Bu kapsamda bu yasa tasarısının açıkça bölgesel farklılıkların ve çeşitliliğin korunmasını amaçlayan subsidiarite ilkesine aykırıdır. Ayrıca büyükşehir belediyelerinin il sınırları ile birleştirilmesi sonucu bu alt birimlerin oluşturmuş oldukları birlikler de ortadan kalkacaktır. Ülkemizde bir kısmı Avrupa’daki devletler büyüklüğünde olacak olan büyükşehir sınırları içerisinde farklı kültür yapıları ile karar mekanizmaları içinde yer almaları varlık göstermeleri mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla bu yasa tasarısı AB topluluğu için temel  İlke haline gelmiş olan subsidiarite ilkesinin ihlal edilmesi anlamını taşıyacaktır.

Önceki İçerikDereye uçtu
Sonraki İçerikMuz simgesi perişan