Son yıllarda toprakta yürümenin faydaları üzerine yapılan bir çok araştırma çıplak ayakla toprak üzerinde yürümenin yaygın vücut ağrısı ve yorgunluğunu azalttığını, vücutta iltihaplanmayı önlediğini hatta uyku düzenine olumlu etki ettiğini ortaya çıkardı.
Ancak toprakta yürümenin faydaları aslında bilimsel olarak da kanıtlanmış durumda. Toprak yüzeyi negatif yüklü elektronlar yaymakta ve çıplak ayakla yeryüzü ile direkt temas ettiğimizde vücudumuz bu negatif elektronlarla yüklenmekte ve bu negatif elektronlar insan bedeni üzerinde hayal edilmesi dahi güç birçok olumlu etkiye sahip.
Çıplak ayakla toprakta yürümek, serbest radikallerin dolaşımını azaltır ve iltihaplanmanın önüne geçer. Yapılan bazı araştırmalar antioksidanların vücudun iltihaplanmasına sebep olan bazı serbest radikalleri nötrülize ettiğini ortaya koymuş.
Aslında metabolizmanın düzgün işleyebilmesi için gerekli olan serbest radikaller sigara, x-ray cihazları ve diğer bir çok kimyasal ve elektronik sayesinde vücudumuzda dolaşım miktarını arttırarak vücudumuza zarar vermeye ve kısacası bizi yaşlandırmaya başlıyor.

Toprakta yürümek ise psikolojimize iyi geliyor, doku onarımını hızlandırıyor ve yaraların iyileşme süresini kısaltıyor, kalp sağlığına iyi geliyor, adet öncesi sendromu – pms ‘in etkilerini azaltyor, egzersiz sonrası kas yanmasının daha hızlı geçmesini sağlıyor .

Peki hangi yüzeylerde çıplak ayakla dolaşırsak fayda görebiliriz ?
Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak yalın ayak toprak zemin üzerinde burnunuzdan derin nefes alıp ağzınızdan vererek  atacağınız bir kaç adım sağlığınıza tahmin bile edemeyeceğiniz kadar büyük faydalar sağlayacaktır.

Ancak toprakta yürümenin faydaları belli yüzeyler ve zeminler üzerinde yürürseniz ortaya çıkmakta. Her yüzey size gerekli olan negatif elektron yüklemesini vermeyecektir. Bu konuda dikkat etmeniz gereken şey; kum, çimen, nemli toprak gibi yüzeyler sizin için faydalı olacakken; ahşap, tahta, parke kaplama, üzeri filmle kaplı mermer gibi yüzeyler sizin için yararlı olmayacaktır…
Ayrıca son günlerin modasına uyup hepimiz yün ve pamuk yorganlarımızı ve yataklarımızı atıp elyaf yorganları evimize aldık. Statik elektrik üreten bir zeminde yatıyor, çoğu zaman uyuyamıyor ve dinlenmiş olarak uyanamıyoruz.

Beton evlerde, petrol atıklarıyla döşenmiş yollarda, naylon giysilerin içinde, GDO, Hibritli tohumlar ve E-200 ‘ler bezenmiş paket gıdalarla beslendiğimiz sürece görünen o ki sağlıklı yaşamaktan çokta söz etmemiz mümkün görünmüyor. Sanırım atalarımızın alışkanlıklarına dönmekte fayda var.

Sağlıkla kalın, Ayşe kaya.