Bir toplumda zamanında yaşanan bazı olayların günümüz koşullarına göre değerlendirildiği görülmektedir.
 Ancak yaşanan olayların günümüz koşulları yerine o andaki zamanın koşullarına göre değerlendirilmesi daha rasyonel (akılcı) bir değerlendirme olur.
 Örneğin; Osmanlı Devletinde yaşanan bazı olayları o andaki yaşanan zamana göre ,
 Ya da Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra yaşanan bazı olayları da örneğin; Anadolu da yaşanan Şeyh Said isyanı, Menemen ve Dersim olaylarını o anda yaşanan zamana göre değerlendirilmesi yerinde olur görüşündeyiz.
 Toplum olarak tarihimize meraklı bir milletiz. 
 Fırsat bulduğumuz zaman tarihimizde yaşanan bazı olayların yer aldığı kitapları ya açar okuruz ya da kulaktan dolma bilgilerle öğrenmeye çalışırız.
 Ancak öğrenirken de yaşanan olaylar hakkında neden- sonuç ilişkisini pek kuramayız.
 Doğrudan doğruya sonuca bakarız.
 Örneğin; gündemde yer alan 1938 Dersim olaylarını ele alalım.
 Öncelikle yaşanan bu olaylar neden ortaya çıktı? Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin durumu ile toplumun o andaki durumu neydi? Toplum eğitim ve kültür yönünden bilinçlimiydi? Gibi sorular insanın aklına geliyor.
 İşte bu konuyu günümüz koşullarına göre irdelenmesi yerine Dersim’ in yaklaşık 80 sene öncesine ait sosyolojik durumuna bakmamız gerekirdi.
 Ama biz ne yapıyoruz? Doğrudan doğruya sonuca bakıyoruz. Olayların nedenlerini araştırmıyoruz.
 Dersim ve havalisinde yüzyıllardır aşiret düzeni hakimdi.
 İşte bu aşiretlerin oluşturduğu feodal yapının bozulmasını istemeyen bazı aşiret reisleriyle Cumhuriyetin Merkezi Hükümeti arasında güç birliği çatışması ile bu olaylar ortaya çıktı.
 Aşiretler kendi konumlarını muhafaza etmek için o bölgede devletin varlığını ve denetimini istemediler.
 İstemedikleri için de etrafına topladıkları “marabalarla” sürekli isyanlar çıkardılar.
 Ama devlet yine varlığını ve denetimini bu bölgede kurmak zorundaydı ve gerekli önlemler alınarak çıkan bu isyanlar bastırıldı.
 İsyanın hükümet kuvvetlerince bastırılması sırasında istenmeyen bazı acı olaylar da meydana gelmişti.
 Biz bu olayı o zamanki koşullara göre değerlendirdik. Ancak siyasetçiler yaşanan bu olayı bugünkü koşullara göre değerlendirmektedir.
 Esasında toplumun geçmişte yaşanan bu gibi olaylarla meşgul edilmesi yerine  şu anda ve gelecekte var olabilecek ekonomik ve toplumsal sorunlara ne gibi önlemler alınacak onların  tartışılması gerekmektedir.
 Unutmayalım geçmişte yaşanan olayları sürekli gündeme getirmek topluma hiç bir şey kazandırmaz.
 Önemli olan geçmişten ders alarak geleceğe bakmaktır.

Önceki İçerikTürk Bilim adamlarına ne oluyor…?
Sonraki İçerikANGUTLARA TERE-NANE