Kameri  ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. Dinimizce çok mübarek sayılan  zilhicce  ayının ilk on günleri içerisindeyiz. Zilhicce ayının bugün üçüncü günü.  Bu  mübarek günlerin birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. Bu mübarek zaman dilimi, bütün mü’minler için yepyeni bir manevi fırsat dönemidir.
Bu günlerin kıymetini sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle haber veriyor: “Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Taberani)
(Tesbih: Sübhanallah, Tahmid: Elhamdülillah, Tehlil: Lâ ilâhe illallah, Tekbir: Allahü ekber, demektir )
 Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, ashab-ı kiram, (Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihaddan da kıymetlidir; ancak canını, malını esirgemeden harbe gidip şehid olanın cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhari)
Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazilettir. O bakımdan kurban bayramından evvel 9 gün oruç tutmak, 10. günü kurban kesilinceye kadar birşey yemeyip oruçlu bulunmak ve orucunu kurban etiyle açmak faziletli amellerdendir.
9 gün oruç tutulamazsa hiç olmazsa Arefe günü oruçlu olmak lâzımdır. Çünkü Peygamberimiz (sav) “ Arefe günü tutulan orucun geçmiş ve gelecek seneye ait küçük günahlara kefaret olacağını” (Ebû Dâvûd, Savm 54)  bildirmiştir.
Dinimizce önemli görülen bu ikram günlerinde kendimizi mekkede  kabenin karşısında farzederek ihlaslı bir kalp ile ve gönül bütünlüğü içinde kabedeki hacılarımızla manevi beraberlik hayatı yaşamamız  ne güzel kulluk tezahürü olur.
Kurbanlık hayvanlarla ilgili bilinmesi gereken hususlar
Kurban ancak keçi koyun, sığır deve ve mandadan olur. Bunun dışındaki hayvanlardan kurban olmaz. Kurban olabilmesi için koyun ve keçinin 1 yaşını, sığırın 2 yaşını, devenin 5 yaşını doldurması gerekir. Kurbandan amaç, Allah ‘ın rızasını gözeterek kan akıtmak olduğundan kurbanlık hayvan almayıp onun yerine kendisine vacip olan kurbanı ödemek için fakirlere para vs. dağıtırsa vacip/kurban yerine gelmiş olmaz.
Kurbanın bedeli verilerek kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Aşağıda özürlerini belirteceğimiz hayvanlar kurban olmaz.
İki veya bir gözü kör olan, kemiklerinde ilik kalmayacak derecede zayıflamış  olan, kesim yerine yürüyüp gidemeyecek kadar topal olan, kulağının ve kuyruğunun üçte birinden fazlası kopmuş olan, dişlerinin yarıdan fazlası dökülmüş olan, doğuştan kulağı bulunmayan, memesinin ucu kesilmiş olan, koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş olan, boynuzların biri veya ikisi kökünden kırılmış olan, ilaçla sütü kesilmiş olan, pislik yiyip de bir süre hapsedilip temiz yiyeceklerle beslenmemiş olan, burnu kesilmiş olan, dilinin çoğu kesilmiş olan, ölüm derecesinde hasta olan hayvanlar kurban edilmezler. Boynussuz  ve boynuzu biraz kırılmış, dişlerinden biraz dökülmüş olan ile burulmuş hayvanların kurban edilmesi caizdir.

Önceki İçerikİbrahim Sayar, yerinde sayar
Sonraki İçerikTÜZÜK BAHANE, DEMOKRASİ ŞAHANE…-Hasan İlhan