Ağaç, geçmişi geleceğe bağlar, size sabrı öğretir, beraber yaşamanın birbirine faydalı olmanın zevkini verir.
Marcel Proust
Kentleşme kültürü ve kent estetiğinin var olduğu toplumlarda doğa sevgisi ile birlikte ağaçların ekosisteme ve insanlığa sağladığı faydalara büyük önem verilir.
Çünkü sağlıklı bir yaşam için temiz bir doğa ile birlikte tek bir ağacın bile ekolojik dengeye sağladığı faydanın önemini bilirler.
Ancak bizim gibi doğa ve ağaç sevgisinin ne ifade ettiğini henüz bilmeyen toplumlarda doğaya karşı işlenen katliamlar gün geçtikçe daha da artmaktadır.
Örneğin; var olan yeşil alanlarda yer alan ağaçlar ve ormanlar acımasızca katledilerek yerlerine bilmem kaç katlı ucube rezidanslar, oteller, AVM’ler, HES’ler ve taş ocakları yapılmaktadır.
Yapılıyor da ne oluyor?
Oralarda yaşayan insanlar gelecekte daha sağlıklı bir şekilde yaşamlarını mı sürdürecekler?
Buna olumlu bir yanıt vermeyiz.
Çünkü sağlıklı bir yaşam için, temiz bir doğa ile iç içe olan yerleşim yerlerinin var olması gerekir.
Tek bir ağaç bile insanlığa ve ekosisteme sonsuz faydalar sağlamaktadır.
Bu konuyu daha önce de dile getirmiştim ama şu an bulunduğum Brüksel ve civarındaki yeşil alanların nasıl korunduğunu gördükçe derin bir üzüntüye kapılıyorum.
Ağaç sevgisi konusunda Melih Cevdet Anday’ın bir şiirine yer vermek istiyorum.
RAHATI KAÇAN AĞAÇ
Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamış
Tanrının işine bakın
Geceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi, rüzgarı, karı
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı
Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrenegörsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin