sudiSırasıyla, İsmet İnönü, Ali Fethi Okyar, İsmet İnönü, Celal Bayar, Refik Saydam, Ahmet Fikri Tüzer, Şükrü Saracoğlu, Recep Peker, Hasan Saka, Şemsettin Günaltay, Adnan Menderes, Cemal Gürsel, Emin Fahrettin Özdilek, İsmet İnönü, Suat Hayri Ürgüplü, Süleyman Demirel, Nihat Erim, Ferit Melen, Naim Talu, Bülent Ecevit, Sadi Irmak, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Bülend Ulusu, Turgut Özal, Ali Bozer, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel, Erdal İnönü, Ve yakın dönemde Türkiye örtülü ödenek skandalıyla çalkalandı. Selçuk Parsadan tarafından dolandırılan dönemin başbakanı Tansu Çiller. örtülü ödenekten 1993-1996 yılları arasında 5,3 milyon lira kullanmıştı.
Özellikle muhalefet tarafından “bu paraları nereye kullandın açıkla?” baskısıyla iyice köşeye sıkışan Çiller, örtülü ödeneğin açıklanmasının suç olduğunu belirtmiş ve “Siz açıklayın” diyerek topu muhalefetin üstüne atmıştı.
Çiller’i en çok sıkıştıran lider olan Mesut Yılmaz, 1997-1999 yılları arasında başbakan oldu ve 8,8 milyon lira harcadı. 1996 ve 1997 tarihleri arasında bir yıl görev yapan Necmettin Erbakan 6,3 milyon liralık örtülü ödenek harcaması yaptı.
1999’dan Erdoğan’ın başbakan olduğu 2003’e kadar görev yapan Bülent Ecevit ise örtülü ödenekten toplam 170 milyon lira harcayarak görevi Abdullah Gül’e teslim etti.
Gül’den başbakanlığı devralan Erdoğan’ın 2005’ten sonraki 8 yıl¬lık süredeki yaptığı örtülü ödenek tu¬ta¬rı 5 mil¬yar 796 mil¬yon li¬ra oldu.
Erdoğan’a gelene dek tarihimizde 35 Başbakan görev yaptı.
Daha önce görev yapan 35 Başbakanın toplam örtülü ödenek harcaması Erdoğan’ın harcamalarının yarısı dahi etmiyor..!
Örtülü ödenek harcamaları ile ilgili hesap sormak yasak.
Zaten bu harcamaların faturası, fişi, kaydı kuydu yok.
Devletin bekası için kullanılan bu paraların hangi yaramıza merhem olduğu ise muamma. Eskiden sadece başbakanların kullandığı örtülü para harcama yetkisi geçtiğimiz ay bir torba yasa ile cumhurbaşkanına’da tanındı.
Artık başbakan ve cumhurbaşkanı ayrı ayrı bütçeye sahipler.
Elbette ki devlet yönetiminde gizli kalması gereken sırlar olacaktır.
Neticede genelkurmayın kozmik odası değil ki şeffaf olsun.
“Devlet vatandaşından sır saklamaz, şeffaf olunmalı” demişlerdi bir dönem.
Neyse tüm bu konular bizleri aşar.
Vatandaşlık haklarımızın en büyük kıstası vergi ödemektir.
Elimizden geldiği kadar vergimizi ödeyelim.
Çok çalışıp ülkemizin ihtiyacından daha fazla parayı denkleştirelim.
Bugün dünyada itibarımız varsa ki var, bu itibarı elimizin açık olmasında, bonkör olmamıza borçluyuz.
Dünyada başka bir ülkenin yarı nüfusunu alıp kendi sofrasında besleyen başka bir ülke var mı?
Memlekette patates, pirinç, fasulye kalmadıysa bunu misafirperverliğimize borçluyuz.
Bir dönem daha bu istikrar sürerse emin olun İran’ı bile besleriz..!