Geçenlerde kitaplığımdaki gazeteleri ve dergileri karıştırdığım sırada geçmiş yıllarda yayınlanan bazı makalelerime rastladım.
Bu makalelerim arasında Mali Hukuk Dergisinin 1993 yılının Eylül-Ekim aylarına ait 47. Sayısında yayınlanan “Karlılık Kavramı ve Önemi “ adlı bir makalem dikkatimi çekti.
Bu yörede ticaret ile birlikte turizm ve inşaat sektörü hızla geliştiği için söz konusu makalemi baz alarak bir işletmede karlılığı etkileyen faktörler üzerinde durmak istedim.
Bilindiği üzere karlılık; bir bilanço döneminde elde edilen karla, bu karın sağlanması için ayrılan sermaye, varlıklar ve yaratılan satış geliri arasındaki ilişkidir.
Bu ilişkilerde elde edilen sonuçlar o işletmenin sırasıyla mali, ekonomik ve satışların karlılığı oranları ile değerlendirilir.
Bir işletmenin toplam varlıklarının finans kaynakları özkaynaklar ve yabancı kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılır.
Herhangi bir işletmenin, yeri geldiği zaman kredi kaynaklarını harekete geçirmeden etkinliklerini sürdürmesi güçtür. Önemli olan aldıkları toplam kredi borcunun özvarlığa oranıdır.
Bu oranın büyümesi ve 1’i geçmesi o işletmedeki varlıklara sahip olmada kredi verenlerin göreli paylarının artması ve giderek sermayenin yabancılaşması anlamına gelir.
Dolayısıyla alınan toplam kredi borcunun özsermayeye oranı (sabit fiyatlarla yapıldığı takdirde) o işletmenin finansal yapısının ne derece sağlıklı olduğunun bir göstergesidir.
Bir işletmenin karlılığını olumlu ya da olumsuz yönde çeşitli faktörler etkileyebilir.
Olumlu yönde etkileyen faktörlerden bazılarını ele alırsak,
Bunları, özsermaye dönüş hızının yükseltilmesi, yöneticilerin çağdaş yönetimi iyi bilerek uygulaması, mal ve hizmet maliyetinin satış gelirlerinden daha düşük artması, verimliliği arttırıcı önlemlerin arttırılması şeklinde açıklayabiliriz.
Olumsuz yönde etkileyen faktörlerin başında enflansyon ve kur ayarlamaları nedeniyle girdi maliyetlerindeki artışların işletme sermayesi gereksinimini
arttırması ve bu ek işletme sermayesinin borçlarla karşılanması buna bağlı olarakta finansman giderlerinin hızla yükselmesi gelmektedir.
Bunun yanında yöneticilerin bilinçsizce aldıkları kredi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle finansman darboğazı içine düştükleri ve bu darboğazı aşmak içinde ürettikleri mal ve hizmet fiyatlarını devamlı arttırdıkları görülmektedir.
Bu durum işletmeyi finansman açısından kurtarabilir hatta kara da geçirebilir. Ancak bu durum uzun vadede geçerli bir çözüm olarak önerilmez.
SONUÇ
Bir işletmenin karlı çalışabilmesi için alınacak başka önlemlerin yanında özellikle girdiler içinde yer alan her türlü harcama kalemlerinden olası tasarrufların sağlanması ile birlikte o işletmedeki yöneticilerin bilimsel yönetimi pozitif bir bilim dalı olarak benimseyerek uygulamaları gerekir.
Çünkü, bir işletmeyi karlı duruma getirenlerin o işletmeyi yöneten yöneticilerin olduğunu da unutmayalım.

Önceki İçerikBeş, Üç, Üçten, (Beş+3)’e, (4+4+4)’e
Sonraki İçerikKÖŞE BOŞ KALMASIN DİYE YAZDIM