Berlin meydanında yüzbinler toplanmıştı. Adıyla anılan meşhur ‘Hitler selamıyla’ halkını selamladı. Meydanda olağanüstü bir coşku yaşanıyor, halk Führer’lerinin ağzından çıkacak her cümleyi sabırsızlıkla bekliyordu.

“Yüce Alman Halkı” diyerek söze başladı.

“An itibariyle ordularımız Moskova’ya girmiş bulunmaktadır, Moskova düşmüştür” dedi.

  1. Radyo bu açıklamayı flaş haber olarak duyurdu.

Konuşmasını bitiren Hitler sığınağına gitti.

Eva’yı ve kendini öldürdü.

Birkaç saat sonra Ruslar Berlin’e girdi, Rus askerlerini Berlin sokaklarında gören Almanlar hayatlarının şokunu yaşıyorlardı.

Toplanıp A. Radyoyu basmaya bile vakitleri olmadı.

Ruslar Almanya’yı başkent Berlin’in tam ortasından kabak gibi böldüler.

1949 yılında DDR, Almanya Demokratik Cumhuriyeti ismiyle Sovyet blokuna bir halka gibi eklendi.

1961 yılında ikiye bölünen halkın tüm iletişimini kesmek için Berlin duvarını inşa ettiler.

1990 yılına kadar iki grup arasındaki tüm bağlar kopmuştu.

Sovyetler Birliği sistemi çöküp iki Almanya birleşince Doğu ile batı arasındaki uçurum ortaya çıkmıştı.

Doğu halkı biranda batıya yöneldi, işsizlerdi ve zor şartlarda yaşıyorlardı.

Batı halkı ise bu birleşmeden rahatsız olmuştu.

Aynı devletin halkı zorla ayrılmış, yıllar sonra kültürel ve ekonomik gerekçelerle Alman, Alman’ı istemiyordu.

Suriye’de iç savaş başladı.

Rusya ve ABD tarafından tezgahlanan iç savaş göçü tetikledi.

Şuan ulkemizde 5 ila 7 milyon arası göçmen var, bu insanların bir kısmı savaştan kaçarken, büyük bir kısmı da fırsatı ganimet bilip ülkemize kapağı atanlar.

Bu günlerde yaşanan büyük ekonomik krizin birinci sebebi kötü yönetim, ikinci sebebi ise göçmenlerdir.

50 milyar dolarla bu ülkenin tüm sorunları çözülürdü.

50 milyon doları yatırıma yönlendirseler işsizlik çözülürdü, emekli uyduruk enflasyon hesabıyla ezilmezdi, EYT diye bir mağduriyet kalmazdı.

Bu ekonomik anlamda hissettiklerimiz bir de ülkenin gelenek ve göreneklerini hiç bilmeyen, bizden kültürel olarak en az 50 yıl geriden gelen bir insan yapısıyla yüzleşmek zorunda bırakıldık.

Savaş psikolojisinden dahi etkilenmeyip çadırda bile üremeye devam eden bu insanlara ileriki yıllarda demografik yapımızı yerle bir etme fırsatı vermiş oluyoruz.

Gelecek 30 yılda nüfus olarak bizimle eşitlenirlerse, özerklik isterlerse hatta ayrı bir devlet kurmak için dağa çıkarlarsa şaşırmayın.

“Efendim onlarla ümmet ilişkimiz var” edebiyatı yapanlar birazcık tarih okurlarsa o ümmet dediklerinin Osmanlıyı nasıl sattıklarını görürler.

Son dönemlerde gerginleşen Suriye Türkiye ilişkileri emin olun en fazla Esad’a yarıyor.

İçinde ne kadar sorunlu gruplar varsa başından atıyor.

Aynı ırktan Almanlar bile kısa bir kopuştan sonra birbirlerine uyum sorunu yaşamışlarsa, Türk halkını ajitasyonla, duygu sömürüsüyle daha ne kadar idare edebileceksiniz merak ediyorum. Afganistan işgal edilir göçmenleri bize itelerler, Irak işgal edilir yine bize, Suriye işgal edilir onlarda bizim başımıza kalır.

Dua edin de Çin’e bir şey olmasın.

O zaman hepten tası tarağı toplar Hattuşa’ya çekiliriz.