1- Doğu’da Uludere’de (35) kişi dağlarda kaçakçılık yaparken, PKK teröristi sanılarak bombalanıp öldürüldü. Haberlerde böyle diyor. Kendimi bildiğimden beri Güneydoğu insanı geçimini Suriye, Irak, İran sınırlarında kaçakçılık yaparak sağlar. Bölge dağlıktır, ekim yapılacak sınırlı araziye de su götürülememiştir. Ticari yatırımlar yoktur. O bölge insanı asırlardır bu şartlarda uyum yaparak, yaşar gider. Padişahlık ve Cumhuriyet devirlerinde oralara “bir çivi bile çakılmamıştır.”  Kısacası bölge kendi kaderine bırakılmıştır.
GAP projesi neci denilse de, işin en acısı da bu zaten bölgeyi sihirli değnek değmişçesine şaha kaldırarak bu güzel projede iç ve dış ağalara “peşkeş” çekilince oranın insanı gene ortada kaldı. (35) kişinin ölmesine gelince yöre insanı PKK terörü ile de işine gene devam etti. O patikalarda, geçitlerde beraber yürüdüler, yattılar, kalktılar, yediler, içtiler, alışveriş ettiler. Daha ne yazayım, kahvede bile bunu konuşup söylüyorlar, her zaman derim YURDUMUN İNSANI ARİFTİR, olayı hemen çözümlediler…
2- Kadına şiddet son yıllarda ülkemizde ve bütün dünyada ele alınan bir konu oldu. Ard ardına önlemler alınıyor, yasalar çıkarılıyor, ama alınan bir netice yok. Çıkarılan yasaların öyle açık, gedik noktaları var ki, şiddeti uygulayanlar, bir kapıdan girip öbür kapıdan, elini, kolunu sallayıp çıkıyor. Avrupa’da ve Amerika’da durum aynı, haberlerden takip ediyoruz.  Adamın aklına hemen şu geliyor, demek ki bu işte de “DERİN POLİTİKALAR” var.  Kadının erkeğin en alt kaburga kemiğinden yaratıldığına inananların kulakları çınlasın…
3- Batının, Hıristiyanların bir “NOEL BABASI” vardır.  Bu baba kırmızı elbiseler giyer, uçan geyiklerin çektiği kızaklara hediyeler doldurur. Yılbaşı gecesi bacalardan girip bu hediyeleri çocuklara dağıtır. Hediyeler, alınıp verilmesi, çocukların sevindirilmesi yönü ile bizim dinimiz ve adetlerimizde de vardır. Şimdi size konunun başka bir bilinmeyenini yazacağım. Bundan (2500) yıl öncesi ve daha eskisinde Türklerin anayurdu Asya ve Altaylarda Aralık ayında bir “ÇAM BAYRAMI” varmış.  Kutsal çam ağacı süslenir “ÜLGEN BABA’YA” dualar edilir, hediyeler alınır verilirmiş. Noel babanın bir değişik şekli Ülgen babada kırmızı elbiseler giyer, Aralıkta yeraltından çıkar, hediyeler dağıtırmış. Bunlar İslam’dan, Hristıyanlık’tan yüzlerce yıl önce Türklerde olan adetler içinde yer alıyor. KAFKAS destanlarında anlatılıyor, o zamanın resim figürlerinde işleniyor, tarihi belgeleri araştırılıyor ve yazılıyor. Kısacası iyi, güzel olan her şeyi toplumların her kesiminde görmek mümkün, din, dil, ırk, binlerce kilometre mesafe bile buna engel değil, ne derler “AKLIN YOLU BİRDİR”. Fesat düşünce, söz ve hareketler bu güzellik ve iyilikleri yıkamaz, kendisi yol olur gider.
4- Demokrasinin en ileri toplumlar diye bilenen bazı ülkelerde bile hala gelişmediğini gösteren olaylar izliyoruz, şaşırıyoruz. İsrail’de sert siyah şapka takıyorlar, günlük yaşamlarında sert dini kurallar uyguluyorlar. Geçen hafta gruplar halinde bir yürüyüş yaparak otobüslerde “Haremlik, selamlık” istemişler, yani otobüste kadınlar ayrı, erkekler ayrı yerlerde olacak.
Bu gruplar daha öncede sokak ve cadde kaldırımları içinde aynı yürüyüşleri yapmışlardı, şöyle ki bir kaldırımda erkekler, öbür kaldırımda kadınlar yürüsün. İsrail hükümeti, “Rezil olduk dünyaya, Allah’tan bunlar toplumumuzun yüzde onu” demiş. Demokrasi her insana düşünme, söyleme, yaşama özgürlüğü veriyor ama yasalar ile de bunu belirtiyor. Kimse, kimseye veya aynı inançlı grubun, karşıt inançlı gruba baskı, şiddet, yaşam engeli davranış da bulunmasını engelliyor. İnsanoğlunun önünde daha çok sınavlar var gibi görünüyor. Haydi hayırlısı.

Önceki İçerikÖğrenciye tecavüz iddiası
Sonraki İçerikMAHMUTLAR’DA BELEDİYE KENT KONSEYİNİN KURULMASI