Malum haftamız “sevgililer günü” haftası. Aslında “sevginin günü mü olurmuş?” diyeceğim ama insan olarak oldurduk işte.
Sevginin de günü oldu, on dört şubatı taçlandırdık..
Sevginin günü olduğu gibi, birde dili var tabi. Misal, anne sevgisi, yar sevgisi, evlat sevgisi, hayvan sevgisi, çiçek sevgisi gibi devam eden.
Aynı zamanda bir de kitap var sevgiyi anlatan; Gary Chapman’ın “ Sevginin beş dili” kitabı
Kitabın kısaca içeriği;
Onay Sözleri,
Nitelikli beraberlik
Hediye alıp verme
Hizmet Davranışları
Fiziksel Temas.. gibi başlıkları anlatan sevgi dili.
Tabiki bizim üstadımız Pir Mevlana Hazretleri de bizim yine yüreğimize dokunmuş;
“Sevmesini bilmiyorsan öğren, sev sev.
Sevmeye çalış mutlaka, elinin değdiği her şeyi, gözünün görebildiği, tahayyül edip düşünebildiğini , sev sev.
Duyduğun her şeyi, öğrenmeye çalış sevmeyi. Ne varsa tabiatta, bir böcek bile çirkin değil. Bir parça ot al eline, rengi ne güzel değil mi? Kendinden olan bir renk ve şekil içinde. Çiçekler, taşlar, bulutlar bile, sev sev.
Sevmeyi öğren, sevmeye çalış. Dünya senin sevmen için yaratılmış. Önce aşkı öğren. Küçük bir çocuk bak ne güzel. Ya onu dünyaya getirenler. Çünkü dünya aşk için yaratılmış. İnsanları sev. Onlar da sen yalnız kalmayasın diye yaratılmış. Bütün kainat birbirine sevgi ile zincirleme bağlanmış.
Sevgini vermesini öğren, Çünkü gönlünde anlasın ki hepsine de yer varmış. Sevgisiz insandan, dünya unutma ki korkarmış. Korkudan ya yana kaçar ya düşman olur kovalarmış.
Ölümü dahi sev. Sevmesini öğren ki ölümsüz alem de varmış.
Sen sevmesini öğrendinse, şimdi artık öğretmelisin. Sana verilen sırrı alem içinde insanlığa hizmet etmelisin.”
Kısaca her şeyin özü sevgi, sevmesini ve yaşamasını bilene..
Dileğim, hepimizin yüreği sevgiyle dolup taşsın misali
 

Önceki İçerikABC Kreş Yemen Kahvesi’nde
Sonraki İçerikAVRUPA’DA DİN REFORMU